"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Güncel

KIZIL KARTAL’IN ÇIĞLIĞI: “VARDIM, VARIM, VAR OLACAĞIM!”

1919 yılının 15 Ocak gecesi Berlin, sadece bir devrimciyi değil, bir dönemin vicdanını kaybetti. Dipçik darbeleriyle susturulmaya çalışılan o ufak tefek kadının son sözleri aslında bir veda değil, bir meydan okumaydı: “Vardım, varım, var olacağım!” Tarih bazen en sert fikirleri, en ince ruhlu insanların omuzlarına yükler. Bir yandan Avrupa’nın çelikten…

Yorumlar kapalı

İRAN’IN İNFAZI: REJİM İLE EMPERYALİZM ARASINDA İPOTEKLİ BİR GELECEK SAVAŞI

1979 kışında Tahran sokaklarını dolduran devasa bir öfke, bir monarşiyi devirirken yeni bir dünyanın kapılarını araladığını sanıyordu. Ancak bugün, aradan geçen yaklaşık yarım asrın ardından, aynı sokaklardan yükselen çığlıklar bize bir soruyu fısıldıyor: “Devrim, vaat ettiği özgürlüğü bizzat kendi kurduğu duvarların ardına mı hapsetmişti?” Bu sorunun cevabını bulabilmek, hatta dahası…

Yorumlar kapalı

KÜBA’DAN VENEZUELA’YA: ABD’NİN BİTMEYEN DEVRİM KORKUSU

Tarihler 1 Ocak 1959 tarihini gösteriyordu. Dönemin Küba Devlet Başkanı Diktatör Fulgencio Batista devrimin maviliğinde nefessiz kalmış, yaşadığı panik ve can havliyle Dominik Cumhuriyeti’ne kaçmıştı. Askeri darbe ile ikinci kez iktidarı aldığı 1952 yılından sonraki süreçte üniversiteyi, basını ve kongreyi denetimi altına alan zalim bir diktatör olmuş ve ekonominin çöküntü…

Yorumlar kapalı

Süper Veliler, Mükemmel Öğretmenler!

Sizin sevginiz ve kabulünüz, çocuğunuzun en yüksek notudur. Gelin, şu “süper veli” ve “mükemmel öğretmen” kostümlerini usulca çıkaralım. Onlar, ağır ve sıkan kıyafetler. Onun yerine, çocuğumuzun hayatına huzur ve güven aşılayan, Gerçek veli ve gerçek rehber olalım. O zaman göreceksiniz ki, sırtındaki yük hafifleyen o çocuk, kanatlarını çok daha yükseğe, kendi istediği göklere doğru açacaktır.

Yorumlar kapalı

Okumak… Neyi, Nasıl Okumak? “Nitelikli Okumak, Sükûtun Çığlığını Anlama Çabasıdır!”

Normal okuma yok ki sen bize nitelikli okumaktan bahsediyorsun, diyenler de olabilir. Seçerek, bilerek, yayınevini, yazarı, yazarın ve yayınevinin beslendiği her türlü değeri yüzeysel de olsa bilerek, araştırarak okumak nitelikli okumanın birinci basamağıdır. Kısacası nitelikli okumak, seçerek, anlayarak, sorgulayarak ve derinlemesine okumaktır.

Yorumlar kapalı

Dikkat! “Ödev” Var!

Unutmayalım, amacımız sadece karnesinde “90-100” yazan çocuklar değil; hayatı seven, insanı yücelten, seven, sevilen, merak eden ve zorluklar karşısında kendi çözümlerini üretebilen sorumluluk sahibi bireyler yetiştirmektir. Bu, ancak omuz omuza, samimiyetle mümkün olur. Bugün ödev yok, bugün sadece mutluluk biriktirme vaktidir, selam verip tebessüm dağıtmak ve bulutların neden yağmur taşıdığını anlamaya çalışma vaktidir.
Suçlu aramadan, söylenmeden, oflayıp puflamadan sadece söyleyip yaparak yol almalıyız vesselam!

Yorumlar kapalı

Eğitimde Pozitif Pekiştirme, Geri Bildirim!

Eğitimdeki pozitif pekiştirmenin, öğrencilerin gelişiminde bir “etkili bir yöntem” olduğunu savunuyor. Ancak bu yöntemin gerçek gücüne ulaşabilmek için, önce kendi içimize bakmamız gerektiğini, bildiklerimizin sadece teoride kalmaması, bizzat hayatımıza yön vermesi gerektiğini vurguluyor. Böylece, eğitimde başarıya giden yolun, hem öğrencilerimize doğru geri bildirim vermekten hem de toplum olarak aynamızı kendimize çevirip, niyetlerimizi ve davranışlarımızı arındırmaktan geçtiğini anlatıyor.

Yorumlar kapalı

“İç İstemem Çalışayım, Ep İsterim Yatayım!” “İç İstemem Okuyayım, Ep İsterim Başarayım!”

Bir çocuğun başarısını sadece akademik sonuçlarla ölçmek büyük bir yanılgıdır. Ebeveynlerin, çocuklarından Everest büyüklüğünde beklentileri olsa da, bu hedeflere ulaşmak için gerekli olan okuma alışkanlığı çoğu evde ne yazık ki eksiktir. Bu durumu değiştirmek için ailelerin “dostlar alışverişte görsün” tarzından uzaklaşarak, kitapları hayatlarının gerçek bir parçası haline getirmesi şarttır. Unutmayın, okuma kültürü ailede başlar ve sadece akademik değil, hayatın her alanında başarılı, bilinçli bireyler yetiştirmenin temelidir.

Yorumlar kapalı

Zamane Dünyasında “Rikkate-İnceliğe-Nezakete” Yer Var mı?

“Rikkat, bazen o kadar önemlidir ki, birine nazikçe “Filmde kötü adam ölünce bile “ama içi iyiydi, başka da çıkış yolu bulamadı yaa!” diyen kişi: rikkat manifestosu! “Rikkat, sivrisineği öldürmeye niyetlenirken içinden dua etmektir: “Hakkını helal et, çok kaşındın!” “Çiçeğe su verirken “al canım iç, boğazın kurumuştur” diyorsan sen tam bir rikkat şampiyonusun.
“İncelik, çöp kutusuna “üzülme, yine dolarsın” demekle başlar. Böcek görünce bağırmak yerine ona “kusura bakma, burası senin doğal yaşam alanın değil” diyen bir kalp: rikkat yani incelik, nezaket, hassasiyet değerleriyle doludur! gibi tebessüm ettiren ifadelere ihtiyaç var.

Yorumlar kapalı