2026 yılı, Ortadoğu’da sadece sınırların değil, “egemenlik” kavramının moleküler yapısının yeniden tanımlandığı bir milat olarak tarihe geçmektedir. İran, ABD ve İsrail arasındaki bu çok katmanlı çatışma; barut ve çelikten ziyade, yüzyıllık bir emperyal mühendisliğe karşı yükselen kadim bir anti-emperyalist barikatın varoluşudur. Batı’nın yüksek teknolojili savaş makinesi ile Doğu’nun asimetrik direniş…
Yorumlar kapalıKategori: Ekonomi
Binlerce yıl önce, Nil’in bereketli suları ile uçsuz bucaksız çölün altın kumları arasında, zamanın ötesinde bir inanç filizlendi. Bu, sadece tanrıların ve canavarların hikâyesi değil; kaosun karanlığına karşı adaletin (Ma’at, Evrensel Denge) sonsuz savaşıydı. Güneşin her batışında bir ölümü, her doğuşunda ise yeniden dirilişi gören kadim Mısırlılar için gökyüzü bir…
Yorumlar kapalıYazı henüz balçık tabletler üzerindeki taze bir izken, Mezopotamya’nın kum fırtınaları arasından yükselen tanrılar; gökyüzünü, yeraltını ve insan kaderinin iplerini ellerinde tutuyordu. Bugün kullandığımız zaman diliminden burçlara kadar pek çok şeyin kökeni, 5.000 yıl önce Mezopotamya tapınaklarında fısıldanan Sümer ilahilerinde saklıdır. Sümer Mitolojisi, medeniyetin beşiği Mezopotamya’da yalnızca insanlığın ilk destanlarına…
Yorumlar kapalıTarih, bazen iki dudağın arasından dökülen bir fısıltıyla yeniden yazılır. M.Ö. 48 yılının tozlu ve kan kokan İskenderiye’sinde, dünyanın en güçlü generali Jul Sezar’ın ayaklarının ucuna serilen sıradan bir halı, aslında Roma’nın mağrur kılıcını, Nil’in büyüleyici zekasına teslim edecek bir pusuydu. Halının içinden çıkan genç kraliçe Kleopatra, Sezar’a sadece bir…
Yorumlar kapalıÜzerinde sadece el dokuması bir örtü, elinde bir asa ve kalbinde “ahimsa” (şiddetsizlik) yeminiyle yürüyen bir adam… Dünyanın en güçlü ordularının, modern silahların ve devasa bir imparatorluğun karşısında; cebinde parası, elinde silahı ve arkasında hiçbir makam olmayan biri… O, sadece yürüdü… Ama bu yürüyüş, tozlu yollarda atılan adımlardan ziyade, adaletsizliğin…
Yorumlar kapalı1917 yılının Nisan ayında, Petrograd’daki Finlandiya İstasyonu’na yanaşan mühürlü bir tren, sadece Rusya’nın değil, tüm dünyanın rotasını değiştirecek bir ismi taşıyordu. Sürgünden döndüğü o gün, cebinde sadece bir teori değil, tarihin en büyük toplumsal altüst oluşlarından birinin yol haritasını tutuyordu. Bugün, ölümünün üzerinden geçen bir asra rağmen kimileri için bir…
Yorumlar kapalı1979 kışında Tahran sokaklarını dolduran devasa bir öfke, bir monarşiyi devirirken yeni bir dünyanın kapılarını araladığını sanıyordu. Ancak bugün, aradan geçen yaklaşık yarım asrın ardından, aynı sokaklardan yükselen çığlıklar bize bir soruyu fısıldıyor: “Devrim, vaat ettiği özgürlüğü bizzat kendi kurduğu duvarların ardına mı hapsetmişti?” Bu sorunun cevabını bulabilmek, hatta dahası…
Yorumlar kapalıDuyguların, düşüncelerin, anatominin kısacası neredeyse her şeyin yapaylaşmaya artarak devam ettiği içinde bulunduğumuz yüzyılda, günümüzün ansiklopedisi olan arama motoru ekonominin tanımını, “bir insan topluluğunun ya da bir ülkenin, yaşayabilmek için üretme ve bunları bölüşme biçimlerinin ve bu eylemlerden doğan ilişkilerinin tümü” olarak yapmaktadır. Esasen ekonomi kelimesinin kökeni Antik Yunan’a dayanmaktadır. Eski…
Yorumlar kapalıHayat içerde ve dışarda akıp gidiyor. Evlere kapandığımız bu dönemde hayatımızın çalınmasına tanık oluyor ve bu duruma yavaş yavaş alış(tırıl)maya başlıyoruz. Dünyada yakın tarihte yüz yıldır ticari rekabetin ve kapitalizmin yarattığı felaket, sefalet ve insan gücü ve emeğinin sömürülmesi hızla yeni boyutlara taşınmaya başlıyor. Bu boyut günümüze kadar siyasi ve…
Yorumlar kapalıSanayi, küçük ve orta büyüklükteki işletmeler, esnaf nicedir kan ağlıyor. Ama asıl yıllardır uygulanan yanlış politikalar nedeniyle can veren bir kesim var; o da çiftçiler… Ürünü tarlada para etmiyor. Aracılar ve haller parayı kaldırıyor. Çiftçi traktörünün kredisini, mazotunu, tohumunu ve tüm giderlerini krediyle döndürmeye çalışıyor. Ama yetmiyor. Bu seneki, gelecek…
Yorumlar kapalı