Okuma anlama, bir metindeki harfleri sese dönüştürmekten ibaret mekanik bir süreç değil; metnin satır aralarına sızma, yazarın niyetini okuma ve bilgiyi eski bilgilerle harmanlama sanatıdır. Buraya dikkat! “Sanatıdır.” dedik ki sanat ve sanatçı olmak emek, zahmet, sabır ister ve daha neler neler ister! Emek vermeye, gayret etmeye, dertlenmeye, zahmet çekmeye…
Yorumlar kapalıKategori: Çevre
“Ceviz Gölgesi Orman Olmaz, Söğüt Dalından Kaval Olmaz.” Hayatın koşturmacası içinde çocuklarımızın iyiliği için samimiyetle çabalamak gereklidir ve önemlidir. İşte eğitimdeki asıl meselemiz de bu samimiyeti kuşanmak ve evlatlarımızı içi boş yarışların kurbanı değil, karakterli birer insan kılmaktır. Eğitim camiasının mutfağından gelen bir eğitimci veya evladının geleceği için kaygılanan bir…
Yorumlar kapalıGünümüzde modern dünya, bizi sürekli “görüntüyü paylaşmaya” ve vitrinleri süslemeye itiyor. Oysa asıl mesele, vitrindeki parlaklık değil, o vitrinin arkasındaki sağlam irade ve sarsılmaz aidiyettir. Bugün kendimize şu can alıcı soruyu sormak zorundayız. Bu üç günlük dünyada, sadece galiplerin çizmesine güzellemeler yapan, köksüz ve basit bir rüzgârın oyuncağı mı olacağız;…
Yorumlar kapalı“Duydun mu? Şu Mehmet Efendi’nin oğluna kimi isteyeceklerini?” “Evet, duydum. Ama flört etmenin yanlış olduğunu düşünüyorum. Aileler üzerinden iletişim kurmak daha önemli.” dedi Ayşe Hanım. “Kesinlikle! Ahlak, her şeyden önce gelmeli. Gençler, Allah’ı bilmenin paradan daha değerli olduğunu unutmamalı.” diye onayladı Merve Hanım da. Ayşe Hanım devam etti. “Doğru, şimdi…
Yorumlar kapalıRahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Bu makale, İslam düşüncesinde Usul-u Din’in temel esaslarından biri olan adalet ilkesini, Hz. İmam Rıza’nın (as) meşhur “ceylanın kefili olma” mucizesi bağlamında yorumlamayı amaçlamaktadır. Ceylanın İmam’a sığınması, süt vermek üzere izin istemesi ve söz vererek geri dönmesi, sadece bir menkıbe olarak değil, aynı zamanda…
Yorumlar kapalıSizin sevginiz ve kabulünüz, çocuğunuzun en yüksek notudur. Gelin, şu “süper veli” ve “mükemmel öğretmen” kostümlerini usulca çıkaralım. Onlar, ağır ve sıkan kıyafetler. Onun yerine, çocuğumuzun hayatına huzur ve güven aşılayan, Gerçek veli ve gerçek rehber olalım. O zaman göreceksiniz ki, sırtındaki yük hafifleyen o çocuk, kanatlarını çok daha yükseğe, kendi istediği göklere doğru açacaktır.
Yorumlar kapalıUnutmayalım, amacımız sadece karnesinde “90-100” yazan çocuklar değil; hayatı seven, insanı yücelten, seven, sevilen, merak eden ve zorluklar karşısında kendi çözümlerini üretebilen sorumluluk sahibi bireyler yetiştirmektir. Bu, ancak omuz omuza, samimiyetle mümkün olur. Bugün ödev yok, bugün sadece mutluluk biriktirme vaktidir, selam verip tebessüm dağıtmak ve bulutların neden yağmur taşıdığını anlamaya çalışma vaktidir.
Suçlu aramadan, söylenmeden, oflayıp puflamadan sadece söyleyip yaparak yol almalıyız vesselam!
Eğitimdeki pozitif pekiştirmenin, öğrencilerin gelişiminde bir “etkili bir yöntem” olduğunu savunuyor. Ancak bu yöntemin gerçek gücüne ulaşabilmek için, önce kendi içimize bakmamız gerektiğini, bildiklerimizin sadece teoride kalmaması, bizzat hayatımıza yön vermesi gerektiğini vurguluyor. Böylece, eğitimde başarıya giden yolun, hem öğrencilerimize doğru geri bildirim vermekten hem de toplum olarak aynamızı kendimize çevirip, niyetlerimizi ve davranışlarımızı arındırmaktan geçtiğini anlatıyor.
Yorumlar kapalı“Rikkat, bazen o kadar önemlidir ki, birine nazikçe “Filmde kötü adam ölünce bile “ama içi iyiydi, başka da çıkış yolu bulamadı yaa!” diyen kişi: rikkat manifestosu! “Rikkat, sivrisineği öldürmeye niyetlenirken içinden dua etmektir: “Hakkını helal et, çok kaşındın!” “Çiçeğe su verirken “al canım iç, boğazın kurumuştur” diyorsan sen tam bir rikkat şampiyonusun.
“İncelik, çöp kutusuna “üzülme, yine dolarsın” demekle başlar. Böcek görünce bağırmak yerine ona “kusura bakma, burası senin doğal yaşam alanın değil” diyen bir kalp: rikkat yani incelik, nezaket, hassasiyet değerleriyle doludur! gibi tebessüm ettiren ifadelere ihtiyaç var.
Çürüyoruz! Hem de öyle rezil ve vakitsiz bir çürümede değil bu! Herkes hissediyor artık! İçimizde ve dışımızda fark edilmeye başlıyor. Yalnız içinde yaşadığımız toplumun değil, içinde yaşadığımız dünyayı da çürütüyoruz kendimizle beraber. Denizlerimiz, ormanlarımız, ilişkilerimiz, ruhlarımız… Tabi bu sessiz çürümeye kulak tıkayan ve yokmuş gibi davrananlarda var! Sistemin labirent içinde…
Yorumlar kapalı



