Unutmayalım, amacımız sadece karnesinde “90-100” yazan çocuklar değil; hayatı seven, insanı yücelten, seven, sevilen, merak eden ve zorluklar karşısında kendi çözümlerini üretebilen sorumluluk sahibi bireyler yetiştirmektir. Bu, ancak omuz omuza, samimiyetle mümkün olur. Bugün ödev yok, bugün sadece mutluluk biriktirme vaktidir, selam verip tebessüm dağıtmak ve bulutların neden yağmur taşıdığını anlamaya çalışma vaktidir.
Suçlu aramadan, söylenmeden, oflayıp puflamadan sadece söyleyip yaparak yol almalıyız vesselam!
Kategori: Din
Eğitimdeki pozitif pekiştirmenin, öğrencilerin gelişiminde bir “etkili bir yöntem” olduğunu savunuyor. Ancak bu yöntemin gerçek gücüne ulaşabilmek için, önce kendi içimize bakmamız gerektiğini, bildiklerimizin sadece teoride kalmaması, bizzat hayatımıza yön vermesi gerektiğini vurguluyor. Böylece, eğitimde başarıya giden yolun, hem öğrencilerimize doğru geri bildirim vermekten hem de toplum olarak aynamızı kendimize çevirip, niyetlerimizi ve davranışlarımızı arındırmaktan geçtiğini anlatıyor.
Yorumlar kapalıBir çocuğun başarısını sadece akademik sonuçlarla ölçmek büyük bir yanılgıdır. Ebeveynlerin, çocuklarından Everest büyüklüğünde beklentileri olsa da, bu hedeflere ulaşmak için gerekli olan okuma alışkanlığı çoğu evde ne yazık ki eksiktir. Bu durumu değiştirmek için ailelerin “dostlar alışverişte görsün” tarzından uzaklaşarak, kitapları hayatlarının gerçek bir parçası haline getirmesi şarttır. Unutmayın, okuma kültürü ailede başlar ve sadece akademik değil, hayatın her alanında başarılı, bilinçli bireyler yetiştirmenin temelidir.
Yorumlar kapalıSemud Kavmini bilir misiniz? Kökenleri Hz. İsmâil’den önceki döneme dayanan, nesli kesilmiş eski kabilelerden biri… Sem’ed yani ‘‘suyu az’’ manasına gelen isimlerinin bir hakikati bir hikayesi var. Yüce Allah’ın (cc), kendilerine elçi olarak yolladığı Hz Salih peygambere zulmeden bu kavme, son bir ihsan bahşedildi. Dişi bir deve… O’na ve O’nun…
Yorumlar kapalıGeçtiğimiz 1 Nisan günü, her ne kadar şakalaşmalarla geçse de Çin yönetiminin Uygur Türklerine yönelik başlatmış olduğu baskı ve asilime politikalarının dördüncü yıl dönümüydü. Bugün anavatanlarında yalnızlaştırılan ve Çin’in devasa nüfusu içerisinde “egzotik” etnik unsurlar hâline getirilen Uygur Türkleri, günümüzde dünyada örneğine pek rastlanmayan otoriter rejimlerden birinin müstemleke tebaası konumundadır.…
Yorumlar kapalıBu yazımı, son dönemlerde çözülme noktasına gelmiş ve herkesin huzursuz ve şikayetçi olduğu aile kurumunun nereye gittiğini ve aile içi ilişkilerde meydana gelen yozlaşmaların sebeblerine değinme gereği duydum. Bugün yeterince anlaşılamasakta gelecek kuşaklara ithafen kaleme alma gereği duydum. Umarım ki faydalı olur. Günümüz dünyasında firavunların hakim olduğu bir düzende yaşıyoruz. Bu…
Yorumlar kapalıBeşeri sistemlerin, bir ürünü olan kapitalizm ve demokrasi temelli batı modeli, artık ne kamu yararını savunmayı, ne de halkın egemenliğini teminat altına almayı başaramamaktadır. Bu iki başarısızlığın birikimi, topyekun eve kapatma ve dijital faşizm bileşenini bir araya getirerek, yeni bir yönetim ve kontrol mekanizması kurmayı hedeflemektedir. Öyle sadece her ülkenin…
Yorumlar kapalıBir yerde kaos varsa, orada her türlü fesat ve fitnenin oluşması kaçınılmazdır.Kaosun olduğu yerde sağlıklı düşünen insanların olması ve yaşaması da mümkün değildir. Genel itibariyle bir parçalanma söz konusu olduğundan; tarafgillik ön plana çıkmakta, insanlar renkten renge girerek, farklı maskeler kullanmaktadırlar. Kim, neyin tarafındaysa olayları ona göre değerlendirir. Çünkü: bir…
Yorumlar kapalıMüslümanların parçalanmışlığından güç alan Emperyalistlerin bugün için en çok korktukları nokta, Müslümanların ittihad etmesidir. Lafta bir ittihattan ziyade düşünce ve eylemde gerçekleştirilecek bir ittihad, Emperyalizmin sokaklarımızdan ve ruhlarımızdan sökülüp atılması manasına gelecektir. Bunu çok iyi bildikleri için Müslümanların her türlü farklılıklarını, öteki Müslümanlara düşmanlık unsuru olarak göstermeye çabalamaktalar. Nitekim bunu…
Yorumlar kapalıBilindiği üzere geçtiğimiz hafta 30 Ağustos Zafer Bayramı cuma gününe denk gelmesi nedeniyle Diyanet İşler Başkanlığı cuma hutbesini, bu büyük zaferimizi anlatmak üzerine yazmış ve tüm camilere göndermişti. Cami imamlarımız son derece güçlü hitaplarla bu coşkuyu anlatırlarken bu zaferin kazanılmasında en önemli pay sahibi ve düşmanın yurttan nasıl atılacağı konusunda…
Yorumlar kapalı
