Üstünde oturduğu rahatsız koltuğun, bir ayağı önceki sene kırılmıştı. Kocası, eve tamirci çağırmanın maliyetinin fazla olacağını, o para ile en az bir kilo kıyma alarak üç ya da beş etli yemek yiyebileceklerini söylemişti. Baba yadigârı aletlerini doldurduğu bez torbasını kaparak koltuğun başında bitmişti. Koltuğu birlikte ters çevirmişler ve hummalı bir…
Yorumlar kapalıFikir Kazanı Yazılar
İlk defa kendimi de konunun merkezine alarak yazıyorum. Ben de bu toplumun parçası, acılarını ve sıkıntılarını yaşayan biriyim. Gözlerim birkaç yıldır sorunlu ve her geçen gün olumsuza doğru gidiyor. Bir yıldan fazla bir süre gittiğim ve bana/gözlerime “katarakt” teşhisi koyan doktorun, “ameliyata uygun hale geldi” demesini bekledim, her ay gittiğim…
Yorumlar kapalıDünya, ülkemiz, Nisan ayında Corona virüsüyle uğraşırken, benim derdim bambaşkaydı. Herkesin kıyameti kendine kopuyor. Salgın yeni patlamış, eş, dost akraba, herkes birbirine evde durmasını öneriyor, ben çevremdeki hastaneleri dolaşıyordum. Daha önce doktora gitmeyi kabul etmeyen lenf ödem hastası kızım, tam salgının ilk günlerinde ikna olmuştu hastaneye gitmeye. Annem de seneler…
Yorumlar kapalıElinde tuttuğu eski model cep telefonunun tuşları arasında gezinen parmaklarına takıldı gözleri; parmakları, üç ile beşin hesabını yaparken aklı, son ödeme tarihi geçmiş elektrik faturasının satırları arasında neyi niye ödediğini zihninde uygun olabilecek bir yere oturtma gayretindeydi. Cep telefonunu elinde döndürürken, kızının akşamki hali geldi gözlerinin önüne “Baba!” demişti, “Baba…
Yorumlar kapalıBu ülke, içinde yaşadığımız toplum, coğrafya ve ötesi gittikçe çirkinleşiyor, biz suskunlar sayesinde! Kadın cinayetleri, nasıl izah edebilirim bilemiyorum ama artık cinayetten, öldürmekten, yok etmekten sayılmıyor. Namusu temizlemek, teklifi red etmek, açık giyinmek, gülmek veya benzer suçların telafisi, bedeli, cezası sayılıyor! At eti helalden sayıldı, sakallı ve cübbeli sayesinde! Teciz…
Yorumlar kapalıEbru Timtik Öldü “Bu çocuğun yüzü kalbinize mühür olsun. Bir gün de sevdiğinizle uyanmak nasip olmasın. İçinize dermansız bir dert düşsün, hiç uyku uyumayın. Her gün çocuğunuzdan bir haber bekleyin de alamayın. Bir tatlı dost sözü duymadan ömrünüz nihayet etsin. Her sabah boğulacak gibi uyanın. Ve size ne desem az.…
Yorumlar kapalıAslında konu hakkında oldukça geniş bir açıklamayı yapmış İnci Hekimoğlu, “İpek Bize Ne Anlattı” başlıklı yazısında. (1) Musa Orhan adlı uzman çavuşun ne yaptığını bilmeyen kalmadı sanırım. Bilmediğiniz, bu insanın kadın ticareti yaptığı konusunda duyumlar. “ben başka kızlara da yaptım, bana bir şey olmaz. İstediğin yere şikayet et” diyebilecek cesareti kimden,…
Yorumlar kapalıUzun zamandır yazı yazmak, içimi boşaltmak, düşündüklerimi açıklamak için ne zaman bilgisayarın başına otursam, bir türlü üç beş satırın ötesine geçemiyorum. Ülke yaşamının neresinden tutsam elimde kalıyor! Kadın ve işçi katliamları, çocuk ve kadın taciz ve tecavüzleri, hak ihlalleri, acımasız hale getirilen yaşamdan boğulanların intiharları, cinnet geçiren bir toplum fotoğrafı,…
Yorumlar kapalıElbette duyan yok; 21 yıl oldu. “Sesimi duyan var mı?” Çığlıkları belki de Merkür’e kadar ulaştı da Adapazarı’ndan 314 kilometre uzağa bir türlü ulaşamadı… Sorumsuzluğun, umarsızlığın gözünü para hırsı bürümüşlüğün acımasız tablolarını seyreyliyoruz tam 21 yıldır… Yazık!.. Köşe başlarına kurulan deprem konteynerleri buhar oldu. Doğal afetlerde toplanmak için ayrılan alanlara…
Yorumlar kapalı