"Enter"a basıp içeriğe geçin

Fikir Kazanı Yazılar

Sen kendinden utanmıyor musun be ülkem?

Hovardaca geçmiş yaşamdan siz de utanıyor musunuz, siz de gerçekten yoruluyor musunuz? Çünkü ben çok yoruldum birilerinin kendini akıllı zannetmesinden. Hakikaten çok utandım kendimden, ailemden, arkadaşlarımdan, ülkemden ve en çok kendimden. Ben artık birbirinin sırtına basan ve birbirini kazıklama işlevini zevkle yerine getiren bir toplumdan çok utanıyorum. Ve evet çok utanıyorum ortalama zekası olmayan bizi yönetenlerden ve onların karşısında el pençe divan duranlardan. Ama benim anladığım sen kendinden utanmıyorsun be ülkem. Utanma duygusunu kaybetmiş bir toplum her şeyi yapabilir, her şeyi.

Yorumlar kapalı

Türk Sorunu

Yıllar önce alıp okumadığım kalınca bir eseri raftan indirip, sıcak yaz günlerinde okudum. ‘Otuzuncu Yaş’ (Yapı Kredi Yayınları) isimli bu eserde, ünlü şair-yazar İngeborg Bacmann’ın tüm öyküleri toplanmıştı. Ve “Ölüm Gelecektir” adlı öyküde ise yazar okurlarına sanki bir “insanlık dersi” veriyordu. İşte o satırlar: “… Bizim aile kendi kendisi için,…

Yorumlar kapalı

Fikri Mülkiyetin Yeni Gözdesi: Moda Hukuku

Moda hukuku hakkında bir açıklama yapmadan önce konunun daha rahat anlaşılabilmesi adına fikri mülkiyet hukukunu ana hatlarıyla açıklamamız gerekiyor. Fikri mülkiyet hukuku mali değeri olan fikri ürünleri koruyan bir hukuk dalıdır. Ana hatlarıyla fikri mülkiyet hukuku ikiye ayrılır. Bu ayrım telif hakları ve sınai mülkiyet hakları olarak yapılıyor. Moda hukuku…

Yorumlar kapalı

Yorgunluk…

Yıl 2020’yi gösterirken elime aldığım kalemi kağıdı bir kenara bıraktım. Evet çok ama çok yorulmuştum, 2 yıldan fazladır yazdığım yazıların beni/bizi çürütmeye başlaması 1 yıl sonrasında gerçekleşti ama ben farkında değildim ve hala yazıyordum. Kendimle konuşmaya başlayınca… Evet sevgili, okur diyerek cümleye başladım ve son yazımı yazma kararı aldım. Döneminin…

Yorumlar kapalı

Kaybedenler ve Kazananlar

Yıllar Artık Boşa Harcanıyor. İnsanlığın bu maddeci düzeni taşımaktan yorulduğu ve zorlandığı bir süreçten geçiyoruz. İnsanın içi uyanmaya başlayınca dünyaya daha farklı gözlerle bakmaya başlıyor ve zamanın sağladığı lükse ve refaha yetişmekte zorlanıyor. Yaş ilerledikçe ve ömür tükendikçe çoğu kez kötülüğün iyiliğe galip geldiğine de tanıklık yapıyor insan. O zaman…

Yorumlar kapalı

Kürt Sorunu

Son günlerde ‘Kürt Sorunu’, çok konuşulur oldu. Kimi, bu sorun vardır, kimileri de böyle bir sorun yoktur diyor. Ama neyse ki Kürtlerin var olduğu konusunda uzlaşmış görünüyorlar. Daha düne kadar, ‘Kart, kurt’ diyenlerin bugün “Kürt” demiş olmaları önemli bir gelişme sayılabilir. Bu konuyu, vardır/yoktur diye konuşanlar, eğer bu sığlıktan kurtulmak…

Yorumlar kapalı

Almanlar Yürüsün Biz Koşarız!

Ülkemizde yapılan gösterilerin giriş kısmının nasıl olduğunu tahmin edemesek de gelişme ve sonuç kısmının nasıl olacağını çok iyi biliyoruz. Biz de demokratik bir ülkeyiz ama neden Almanya ile aramızda bizi koşturacak bir fark var ?  Almanlar bu kadar güzel yürüyebiliyorken biz neden koşuyoruz ? Çünkü Almanya’da sağlanan gösteri hakkının temelinde…

Yorumlar kapalı

“Okulsuz Eğitim”

Herkese, hepinize: Merhaba! Günaydın! Tünaydın! İki yıldır insanlığa meydan okuyup can alan ve maske taktıran salgın hasatlığa, henüz dur yeter diyememiştik. Üstüne bir de yangınlar, seller, savaşlar, nefret suçu katliamlar, nedensiz tutsaklıklar, yalanlar, yasaklar, yokluk ve yolsuzlukların çokça olduğu, çok sıcak, çok uzun ve çok yorucu bir yaz geçirdik. Bu…

Yorumlar kapalı

Yangın Sadece Ormanı Yakmadı

Üç tarafı denizlerle çevrili, yüzlerce göl ve nehire, binlerce akarsuya, elinden çekirdek düşse yeşerecek bereketli topraklara sahip ülke günlerdir, akıl almaz bir şekilde yanıyor. Neredeyse aynı gün aynı saatlerde onlarca yerde birden başladı yangınler. Yayıldı, şiddetlendi, büyüdü, ormanlarla birlikte içerisindeki evleri, köyleri yerleşim yerlerini de birlikte yakarak büyümeye devam etti,…

Yorumlar kapalı

Şimdi Yeşerme Zamanı

Zaman tünelinin sınırlarını zorlayan, masum sandığımız o 21. yüzyıl, felaket zincirlerini bir bir yazdırıyordu hepimize… Kıyametin alametleri kanıt görevini üstlenirken, asıl kıyameti Manavgat’ta, Osmaniye’de, Kayseri’de, Marmaris’te, Konya’da onlarca noktada eş zamanlı gördük dünya gözüyle… Kaç fahrenhayt derecede hayatla- yaşam arasında kalan canların acılarını, kılcal damarlarımıza kadar hissetmedik mi? Bir ara…

Yorumlar kapalı