"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Genel

Birsen Öğretmen (4)

Birsen, emekli olmadan önce kiracısı olduğu evdeki buzdolabı, çamaşır makinesi, fırın, karyola, koltuk gibi eşyalarını, evin yeni kiracısı bankacı genç kıza çok uygun bir ücretle verirken, içinden de samimi bir oh çekmişti, çünkü baba evinde bu eşyalara gerek de yer de yoktu. Zaten oldum olası göç etmeyi de eşya taşımayı…

Yorumlar kapalı

Birsen Öğretmen (3)

Birsen, kendisine çok acı yaşatıp yorgun bırakan dünün gecesinden, derinlerden gelen seslerin yankısıyla birdenbire uyandı. Bu gece hatırlamadığı, belki de hatırlamak istemediği çokça rüya görmüştü. Yataktan kalkar kalkmaz, bahçeye bakan iki tarafı açılır kanatlı, ortası ise sabit pencerenin iki kanadını da açtı. Gözlerini kısıp, başını hafifçe öne eğerek, burun deliklerini…

Yorumlar kapalı

Merkepten Merkebe Fark Var

Türkçede “merkep” diye çevrilerek “eşek” manasında kullanılan “merkeb” kelimesi, köken itibariyle Arapça bir kelime olup, Arapçada “binilen şey” manasında kullanılmaktadır. Binilen şeyler genelde ulaşım vasıtası, binici olanlar ise genelde bizler, yani insanlar olmaktadır. Her merkebin kendine has farklı özellikleri olmakla beraber, ortak özelliği binicisinin (taşıdığı şeyin) kıymeti ölçüsünde değer kazanmasıdır.…

Yorumlar kapalı

Açgözlü Olmalısın Bu Hususta

Köşede bir yerlerde yerin olsun, kendinle baş başa kalacağın. Bu adil düzenden kaçıp kalbini teskin edeceğin. Bataklığın dışında kalabileceğin… Kimlerin boğulup gittiğini görüp, “edebi edepsizden öğrenmek” mantığıyla hareket edeceğin; bunu dahi fırsata çevirip kendine yol çizeceğin. Benzememek için sevmediklerine nefsinle harbe gireceğin bir cenk sahası… Kendi içinde kendine karşı ateşlemelisin…

Yorumlar kapalı

Birsen Öğretmen (2)

Babasının beklenmedik bir zamanda ölümü üzerine, Birsen Hanım annesini yalnız bırakmamak için emekli olmaya karar vermişti. Mezarlıktan eve döner dönmez hemen telefonunu aradı, buldu. Şarjı bitmişti! Çantasından şarj aletini çıkarıp salondaki prize taktı, biraz bekleyip telefonu açtığında; okul müdürü, öğretmen arkadaşları ve velilerden çok sayıda “Ne oldu, neredesin?” mesajları geldiğini…

Yorumlar kapalı

Oynuyoruz

Şeytanın kıskançlık uğruna yoldan çıktığı, haset uğruna yoldan çıkardığı bir oyunda baş aktörleriz.Metafizik alemden seyirciler not alırken her halimizi, körün göz boyadığı, dilsizin konser verdiği sahnede, son perdede sergiliyoruz tüm hünerlerimizi. Bazılarımız, bir kadına sebep kardeş katili Habil’i; bazılarımız dağa güvenip babaya (nebiye) güvenmeyen Kenan’ı, oynuyoruz. Ad kavmini oynuyor kimimiz.…

Yorumlar kapalı

Birsen Öğretmen

Dokuma fabrikasında işçi olan Hasan Bey, yıllar önce bu şehre bir göçmen tarım işçi olarak gelmiş, fazla akrabası olmayan biriydi. Değişik işlere girip çıkmış, zaman zaman işsiz ve yoksul kalmıştı. Tanışıp sevdiği ve kendisi gibi fazla akrabası olmayan Aysel Hanım ile evlenmişti. Daha çok yoksulların oturduğu gecekondu mahallerinde kirada oturmuşlar.…

Yorumlar kapalı

Eskiler ve Yeniler

Peş peşe yinelenen yıllar; dünyadaki tüm varlıklara ve dünyaya en çok zarar veren insanların ömürlerine birer yıl katarak, yaşam için umutlar ve endişeleri de ekerek gelir-giderler. İşte 2021’in ilk günleri: zaten yıllardır kardan adamı da kar topunu da unutmuştuk, şimdi soğuk hava bile kalmadı, sanki doğa belleğini yitirdi. Toprağında su…

Yorumlar kapalı

Çılgın Projeler

Bir yılı daha bitirmek üzereyiz, bu yıl, ülkemiz insanlarının yüklerine bir de dünyayı saran salgının yük ve acıları eklendi. Salgına karşı bütün dünyanın el ele verip karşı durması, belki de bu yılın arihe: ‘Covit-19 Yılı’ olarak geçmesine neden olacak. Martin Luther King: “Uçamıyorsan, koş; koşamıyorsan, yürü. Eğer yürüyemiyorsan, sürün; ama hareket etmeye devam et. Geleceğe ilerlemeyi sürdür.” der.…

Yorumlar kapalı

Ölüm Terapisi

Yıllar önce, iş arkadaşlarıyla bir akşam yemeğinde iken, arkadaşlardan bir tanesi, o an televizyonda gördüğü bir yılanın büyüklüğüne hayret ederek, bizim de bakmamızı istedi. Benim sırtım dönük olduğundan, oralı olmadım, geçiştirmek için de “görmemin hiç gereği olmadığını, zaten kabre girince yeterince yılan göreceğimizi” gayr-i ihtiyari ifade ettim. Masada oturan arkadaşların…

Yorumlar kapalı