"Enter"a basıp içeriğe geçin

Şehit haberleri gelmeye başladı, zamanlama manidar (?)

 

24 Haziranda yapılacak seçim öncesi bir anda şehit haberlerinin gelmesi birçok kişiyi düşündürmektedir.

Ne diyelim?

Türk milletinin başı sağ olsun. Devlet daim olsun. Allah devlete, millete zeval vermesin.

Şehitlere Allah’tan rahmet diliyorum. Allah ailelerine sabır versin, bundan sonraki hayatlarında huzur versin, mutluluk versin, bereket versin…

         Yine, ateş düştüğü yeri yakacaktır.

         Yine, hamasi nutuklar atılacaktır.

         Yine, misliyle karşılık verilecektir.

         Yine, intikamı alındı denilecektir.

         Yine, çirkin siyaset yapılacaktır.

         Yine, kanlı siyaset yapılacaktır.

         Olayların patlak vermesinin bir sürü nedeni sayılabilir. İnsanın aklına ilk etapta şu nedenler gelmektedir;

Operasyonlar durdurulmuş, askerler gafil avlanmaktadır.

Askere verilen profesyonel eğitim yetersizdir.

Askerler tedbir almadan arazi arama ve tarama faaliyetlerini yürütmektedirler.

İnsansız hava araçları ve heronlar kullanılmıyor ya da yetersiz olabilir.

Sınır ötesi ve sınır içi operasyonlar belli bir süreliğine askıya alınmış olabilir.

İstihbarat zaafiyeti, koordinasyonsuzluk, askerin arazi şartlarına yabancı olması, askeri tatbikatların yetersiz olması, sınır boylarında terörist sızıntıların olması gibi birçok neden sıralayabiliriz.

         Bunların dışında bir de siyasi nedenler vardır. Bu nedenlere baktığımızda, şu siyasi hesaplar akıllara gelmektedir.

24 Haziran seçimleri öncesi, terör örgütü PKK’nın silahlı eylemlere başvurması gerçekten çok düşündürücüdür. Bu süreçte, HDP’nin seçim öncesi ve seçim sonrası elini güçlendirmesi gerekirken, bir anda hain saldırılarla, gencecik vatan evlatlarını katletmeleri, öyle sıradan bir terör eylemi olarak düşünülmemelidir, çabucak unutulup gidilmemelidir.

HDP’nin topluma yönelik ılımlı siyaseti, halkta olumlu karşılık bulmaktadır. Bu durum, AKP’nin işini zorlaştırmaktadır. HDP’nin yüzde on barajını aşması, cumhur ittifakında ve özellikle de AKP’de büyük oranda oy kaybına neden olacaktır. Zaten İYİ Parti, Saadet Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Vatan Partisi, halka hitap ettikleri ve halkta karşılık buldukları için oylarında artışlar meydana gelmektedir. Böyle giderse, AKP mecliste daha az milletvekili ile temsil edileceğinden, parti içerisinde büyük bir korku ve telaş baş göstermiştir. AKP, bu gelişmeye engel olamadığı için tek çare olarak yapacağı faaliyet HDP’ye yüklenmektir. HDP yüzde on barajını aşıp mecliste çoğunluğu sağladıktan sonra, HDP’nin millet ittifakına dahil olmasını engellemek. Millet ittifakını oluşturan parti tabanlarında, HDP ile ittifak kurulmamasının alt yapısını oluşturmak.

AKP’nin hedefi, şehit haberleri ile HDP’yi seçimsiz sandığa gömmek. PKK ile İngiltere nezdinde yapmış oldukları ittifakın taşlarının döşenmesi amacıyla, şehit haberleri ile halkın HDP’ye oy vermesini engellemek, HDP’yi baraj altında bırakmak ve böylece HDP’ye gidecek oyların ve milletvekillerinin, AKP’ye dahil olmasını sağlamak. Halkı ya kan ya biz diye korkutmak. Bu amaçla; AKP, seçim öncesi PKK’dan destek almış olabilir.

HDP yüzde on barajını aşamayacağını düşünmüştür. Şu yolu düşünmüş olabilir; halkı terörle tehdit edip, ya seçtireceksiniz ya da kan akacaktır, diye mesaj vermeye çalışmak. Bu amaçla, PKK’dan silahlı eylemler konusunda destek de almış olabilir.

Olayların gelişme seyrine bakınca, gerçekten zamanlama manidar.

Anlayacağınız, siyaset kirli ve kanlı bir sanattır.

         İnsanların ölümü üzerine bina edilmiş kirli ve kanlı siyasetin bedelini maalesef toplumlar ağır ağır hem de acı acı ödemektedirler.