Çevrileli neredeyse 40 yıl olduğu halde izleyenlerin hala gülümseyerek hatırladıkları “Uçak” adlı bir Amerikan filmi vardır; “saçma komedi” denen türün ilk ve en başarılı örneklerinden olduğu söylenir. Filmin bir sahnesi şöyledir: Uçak aniden kontrolsuz bir şekilde alçalmaya başlamıştır. Hostes yolculara durumu açıklamaya çalışırken “yakıtımız azaldı, otomatik pilotumuz çalışmıyor ve pilotlarımızın…
Yorumlar kapalıKategori: Kültür & Sanat
Hayırlısıyla bir döneminde sonuna geldim. Okulumu, sınavlarımı her şeyi kapattım. Önümde uzun bir tatil dönemi var, 4 ay kadar… Bu süre zarfında ne yapacaklarımı şimdiden düşünmeye başladım bile. Tabi ki bir öğrenci olarak önce çalışmam gerekiyor. Ramazan’da geldiğine göre, nasıl çalışacağım oruçlu oruçlu? soruları kafamda dönüyor durmadan. Ama eminim ki,…
Yorumlar kapalıBir Çarşambalının memleketinden ayrılıp gurbete gittiğinde, nereli olduğu sorusunun ardından vereceği “Çarşambalıyım” cevabından sonra muhatabı olduğu ilk soru “Gerçekten Çarşamba’yı sel aldı mı?” sorusu olacaktır. Tabi ki, Çarşamba’yı sel alıp almadığının merak edilmesinin sebebi “Çarşamba’yı Sel Aldı” türküsü. Kendisi de Çarşambalı olan rahmetli Yıldıray Çınar, anonim olan “Çarşamba’yı Sel Aldı”…
Yorumlar kapalıBir akılsız baştan gayrı, nem kaldı. Bu güzel türkünün, güzel sözleriyle yazıma başlamak bana huzur veriyor. Özledim buraları, bir süredir sınavlara aralıksız çalışmakta olduğum için burada çok fazla zaman geçiremiyorum. Geçen hafta bahsettiğim Auschwitz belgeselinin ilk bölümünü izlemiş bulunmaktayım. İlk bölümüne göre gayet başarılı ve güzel bir belgesel. Aslında tüylerim…
Yorumlar kapalıHayaller, düşler ve umutlar ortasında yaşamak… Bir sonraki anda değil, yaşadığı anda kalmak ve o anın keyfini sorgusuzca çıkarmak. Sanki hiç bitmeyecek gibi sadece mutlu olduğu ana odaklanıp kalmaktır çocuk olmak… Masallardan arkadaş edinip, bulutlardan yaptığı atın üzerine binip, macerada at koşturmaktır çocuk olmak. Evcilik oyunu oynayıp, sonrasında topu kaptığı…
Yorumlar kapalıBazen bir dokunuş, bir ses yada bakış büyük bir dönüşümün başlangıcıdır. Kökleri derinde bir ağaçtan kopmuş yaprağın kilometrelerce öte uzaklıkta, okyanus ötesi mesafelerde de olsa bir şekilde yine köklerini bulmasının masalsı bir hikayesini anlatıyor. Bazı şeyleri anlamak için ille de yaşamak lazım. Bu filmin hikayesini, güzelliğini anlamak gibi.. Hissiyat vermeyen…
Yorumlar kapalıBaya bir vakit oldu buraya yazmayalı. İşler, güçler, bilmem neler zamanım olmuyor desem yeridir. Aslına bakılırsa sürekli aklımda olan bir durum buraya yazma işi fakat durumlar pek el vermiyor diyelim. Neyse, ne yaptınız, ne ettiniz bilemiyorum fakat her gününüz güzel olsun inşallah. Yeni birkaç bölümlük bir belgesel indirdim, hala izlemeye…
Yorumlar kapalıEllerim, kalemi arıyor. Aa pardon, klavyeyi demek istedim. Döküyorum içimi, dökebildiğim kadarıyla. Uzun bir aradan sonra yayımlayacağım bu yazımda girdiğim bir konferanstan bahsetmek istiyorum. Geçen perşembe günü Üsküdar Üniversitesinde girmiş olduğum ‘Uluslararası 4. İletişim günleri’ konferansı benim için oldukça verimliydi. Tabi ki güzel konuklarda olunca tadından yenmiyor. İlerleyen zamanlarda merakla…
Yorumlar kapalıHiç gitmemiş ama kokusu burnunda tüten bir Erzurumluyum ben. Dadaşlar diyarı diye tanımlanan, Türkiye’nin kalesi. Küçükken gittiğim söylenir, hatırlamam ama hissederim. Erzurum deyince ‘Tey tey’ nidaları yükselir içimde. Herkesin içinde vardır memleketine karşı beslediği bir duygu. Bende çocukluktan gelir bu diye düşünüyorum. Erzurum, denilince bile içimde bir coşku oluşur, anlatamam…
Yorumlar kapalıYeni bir akşam, yarın yepyeni bir sabah olacak. Belki ters tarafımızdan kalkacağız, belki umutlu ve mutlu. Hiçbir şeyimiz kesin değil bu hayatta. Çok sevdiğim ve sözlerinde kendini bulduğum bir şarkı var. Şöyle geçiyor içinde ‘Biraz kızıl, biraz mavi’ hayatta yaşadıklarımız da öyle değil mi? Kızıl olanlar belki sinir yaratanlar, mavi…
Yorumlar kapalı
