"Enter"a basıp içeriğe geçin

Yazar: Yunus Özgüç

26.10.1998 tarihinde hayata gözlerimi açmışım.
"Hepimiz bir dünyanın ortak vatandaşlarıyız." Bundan dolayı ırk, dil, din, memleket... Önemsiz (en azından benim için).

Bir Toprağa Sevdayla Doğrulmak

Üç harf, tek heceyle yürümeye başlar insan. İlk göz yaşını anne kucağında döker; o da sevdaya dahildir. Bir sabahtan seherin sesini dinler, kimi zamansa gecenin gündüzle buluşmasına ramak kala balkondan bir nefes alır. Çiftçinin elindeki ilk tohumdur. Yavaş yavaş yoğrulup mayasını bulacak olan unun ta kendisidir. Sabah kalkınca ya fırından…

Yorumlar kapalı

Sevgili okur mesuliyet senin!

Güneşin ısıttığı dünyada yalnızca ağaçların gölgesinde yaşamayı dilemişimdir hep. Fazlaca karışık ve bayağı geçen şu günlerde kendimi tekrar ede ede çürütüyorsam suç benimdir. Ama tek suçlu değildim/değilimdir. Amasız ve fakatsız yaşayabilseydik eğer öz eleştiri denen gerçekliği yerine getirebilirdik belki. Özüne dönüp iki kelam etmenin, kendi içinden kendine defalarca karşı çıkmanın…

Yorumlar kapalı

İktidarıyla ve muhalefetiyle delirmek bir tarafta savaşa halay çekecek düzeye gelen topluma ne demeli?

Her insana ortalama akıl, vicdan ve adalet duygusu gerekir. Özellikle şu son iki yılda yerle yeksan olan bir memlekete yani bize acilen lazım olan değer ve kavramlar bütünü diye düşünüyorum. Sevgili okur lafı hiç eveleyip gevelemeden sözün özüne geleceğim. Öncellikle geçen günlerde okuduğum Murat Sevinç’in yazısından küçük bir alıntıyla giriş…

Yorumlar kapalı

Asıl mutluluk nedir, asıl mutluluğa ulaşabilir miyiz?

İnsan hüzünlüyken o hüzünden keyif alabilir mi? Peki, ya o hüznün verdiği tat peyderpey hepimizi çürütüyorsa nasıl olacak? Geçenlerde kaleme aldığım yazılarımdan birinin başlığı aynen şöyleydi: “Soruyorum size mutlu musunuz?” Sizler bu soruları düşüne durun, bense sizlere özetle iki yıldır ne anlatmaya çalıştığımı özetleyeyim. Muhakkak bu dünyadan fazlasıyla insan geldi…

Yorumlar kapalı

Milli Eğitim Bakanlığı’na Apaçık Mektup

Çöküşün her alana hakim olduğu bir devirden geçiyoruz. Muhtemeldir ki ekonomi, eğitim ve diğer alanlarda daha önce bugün yaşadığımız gibi çürüme yaşanmadı. Ekonomik anlamda daralan ve küçülen bir ekonomiyle baş başayız. Toplumda olağanüstü kutuplaşma her geçen gün artıyor. Örneğin geçenlerde Irak Kürdistan’ın bayrağını PKK bayrağı sananlar bayrağı taşıyanlara linç girişiminde…

Yorumlar kapalı

Yok edilen hayatların hikâyesi

Çocukluk aşkının yüzüğünü eline verdi, dağın yolunu tuttu. Amacı belki de sadece dilindeki tutsaklığı çözmekti. Ne kadar mümkün olur muamma ya, lakin imkansızlık bile kimi zaman güzeldir. Hele ki insanın gayeleri olunca. Tuttu dağın yolunu tabutla geldi. Azad’ı son yolculuğunda sevdiğinin göz yaşları onu Azad etti. Aynı toprakta yoğrulmuş kardeşi…

Yorumlar kapalı

Kendi ülkesinin sonunu hazırlayan YSK’nın verdiği karar, bundan sonrası…

Geleceğimiz çalınıyor ülkemiz elden gidiyor. Ne yazık ki içinde bulunduğumuz kaotik durum koca bir ülkenin yıkımını güçlendiriyor. Artık bir şeylerden eminiz iktidar ülkeyi yakmak pahasına iktidarını (İstanbul Türkiye’nin kapısıdır, bu tezi bilerek) elden bırakmamak için elinden geleni yaptı/yapıyor. İnsan hakları, anayasa veya YSK’nın içtihatları hiçbiri önem arz etmiyor. En önemlisiyse…

Yorumlar kapalı

Değerlerin zaaflara dönüştüğü bir ülke!

Hepimizin yaşayıp teneffüs ettiği üzere ülkemiz seçimden seçime koştu. En son yapılan 31 Mart yerel seçimlerinde Muhalefet büyük kentlerin hemen hepsini kazandı. Özellikle İstanbul üzerinden süregelen tartışmalar Ekrem İmamoğlu’nun popülaritesini katladı. İstanbul’da belediye başkanı olacakken onun ötesinde herkes tarafından sevilen bir siyasetçi oldu. Sonuç itibariyle yapılan 17 günlük İstanbul seçimleri…

Yorumlar kapalı

Geçmişe özlem yeni olandan kaçış

Ara sokaklar neşeliydi, şimdilerde o günlerden tek ize rastlayamazsınız. Elimizde bir dilim tandır ekmeği üzerine anne eliyle sürülmüş salça tadı damağımızda kalırdı. Hem elimizde salça olurdu hem de topun peşinden koşardık. Bazen bizden büyük abilerimiz kızardı bize elde ekmek topun peşinden koşulmaz diye. Oturur hızlıca bitirirdik salçalı ekmeğimizi. Üç saat…

Yorumlar kapalı

Bir kitap iki sınav mağdurunun ışığında bir insan neden intihar eder?

Malumunuz fazlasıyla gergin ve istemeyen olaylara gebe olan toplumsal yaşayışımız söz konusu. Geçenlerde bilenleriniz bilir KPSS sınavında kendi alanında dördüncü olan genç arkadaşımız intihar etti. Aynı şekilde kendi alanında aynı sınavdan birinci olan ve elenen bu ülkenin yurttaşı neden elendiğini bilmediğini ifade etmekle yetinmişti. Sınav dördüncüsü intihar ederken sınav birincisi…

Yorumlar kapalı