Bir çocuğun başarısını sadece akademik sonuçlarla ölçmek büyük bir yanılgıdır. Ebeveynlerin, çocuklarından Everest büyüklüğünde beklentileri olsa da, bu hedeflere ulaşmak için gerekli olan okuma alışkanlığı çoğu evde ne yazık ki eksiktir. Bu durumu değiştirmek için ailelerin “dostlar alışverişte görsün” tarzından uzaklaşarak, kitapları hayatlarının gerçek bir parçası haline getirmesi şarttır. Unutmayın, okuma kültürü ailede başlar ve sadece akademik değil, hayatın her alanında başarılı, bilinçli bireyler yetiştirmenin temelidir.
Yorumlar kapalıKategori: Aile & Çocuk
“Eğitim” kavramı hayat denilen kara parçasında bir nehir gibi öylece akıp gidiyor. Bazen yavaş, bazen hızlı; bazen duruluyor, bazen coşuyor. Önemli olan, bu akıntının içinde kaybolmamak değil, onunla akmayı öğrenmek. Akmak, canlı olmak, bir canlıya hayat vermek değil mi zaten?
Yorumlar kapalı“Rikkat, bazen o kadar önemlidir ki, birine nazikçe “Filmde kötü adam ölünce bile “ama içi iyiydi, başka da çıkış yolu bulamadı yaa!” diyen kişi: rikkat manifestosu! “Rikkat, sivrisineği öldürmeye niyetlenirken içinden dua etmektir: “Hakkını helal et, çok kaşındın!” “Çiçeğe su verirken “al canım iç, boğazın kurumuştur” diyorsan sen tam bir rikkat şampiyonusun.
“İncelik, çöp kutusuna “üzülme, yine dolarsın” demekle başlar. Böcek görünce bağırmak yerine ona “kusura bakma, burası senin doğal yaşam alanın değil” diyen bir kalp: rikkat yani incelik, nezaket, hassasiyet değerleriyle doludur! gibi tebessüm ettiren ifadelere ihtiyaç var.
Bu yazımı, son dönemlerde çözülme noktasına gelmiş ve herkesin huzursuz ve şikayetçi olduğu aile kurumunun nereye gittiğini ve aile içi ilişkilerde meydana gelen yozlaşmaların sebeblerine değinme gereği duydum. Bugün yeterince anlaşılamasakta gelecek kuşaklara ithafen kaleme alma gereği duydum. Umarım ki faydalı olur. Günümüz dünyasında firavunların hakim olduğu bir düzende yaşıyoruz. Bu…
Yorumlar kapalıBir yerde kaos varsa, orada her türlü fesat ve fitnenin oluşması kaçınılmazdır.Kaosun olduğu yerde sağlıklı düşünen insanların olması ve yaşaması da mümkün değildir. Genel itibariyle bir parçalanma söz konusu olduğundan; tarafgillik ön plana çıkmakta, insanlar renkten renge girerek, farklı maskeler kullanmaktadırlar. Kim, neyin tarafındaysa olayları ona göre değerlendirir. Çünkü: bir…
Yorumlar kapalıBir ülke düşünün bebekleri bile Amerikan parasıyla bin 963 dolar borçla doğuyor. Bir ülke düşünün tanrının bedava sunduğu yaşamı asgari ücretle geçinmeye çalışarak geçiriyor insanlar. Bir ülke düşünün bir kısım insanlar zevk-ü sefa içinde yaşarken daha ergenliğe girmeden ne idiğü belirsiz bir gelecek için at gibi yarıştırılıyor çocuklar. Oysa sosyal…
Yorumlar kapalıBilindiği üzere geçtiğimiz hafta 30 Ağustos Zafer Bayramı cuma gününe denk gelmesi nedeniyle Diyanet İşler Başkanlığı cuma hutbesini, bu büyük zaferimizi anlatmak üzerine yazmış ve tüm camilere göndermişti. Cami imamlarımız son derece güçlü hitaplarla bu coşkuyu anlatırlarken bu zaferin kazanılmasında en önemli pay sahibi ve düşmanın yurttan nasıl atılacağı konusunda…
Yorumlar kapalıTürkiye’de kafası esen, canı sıkılan, partisine küsen, kendisinden başka doğru görmeyen, velhasıl şartları tutan, isteyen herkes parti kurabiliyor. Yanlış anlaşılmasın partiye karşı değilim ancak ne var ki tüzüklerini incelediğimizde birbirinin fotokopilerini alıp çoğaltmışlar dersek abartmış olmayız. Araya bir iki süslü cümle yerleştirip yeni diye sunmak argo tabirle “anasını boyayıp babasına…
Yorumlar kapalıAra sokaklar neşeliydi, şimdilerde o günlerden tek ize rastlayamazsınız. Elimizde bir dilim tandır ekmeği üzerine anne eliyle sürülmüş salça tadı damağımızda kalırdı. Hem elimizde salça olurdu hem de topun peşinden koşardık. Bazen bizden büyük abilerimiz kızardı bize elde ekmek topun peşinden koşulmaz diye. Oturur hızlıca bitirirdik salçalı ekmeğimizi. Üç saat…
Yorumlar kapalıNeriman Hanım, gözlerini izlemekte olduğu televizyondan ayırmadan elindeki elmayı soyuyordu. Kocası Kadir Bey öldü öleli evindeki hatta koca dünyadaki tek arkadaşı olmuştu bu televizyon. Neriman Hanım toz beziyle odaya girdiğinde Kadir Bey koltukta uzanmış, her gün saatlerce elinden bırakmadığı Günlük gazetesinin dördüncü sayfasını okuyordu. Göz ucuyla Neriman Hanım’a baktı.…
Yorumlar kapalı
