"Enter"a basıp içeriğe geçin

Yazar: Mümtaz Selim Karınca

Yazmayı seven biri. Okumak yazmayı; yazmak okumayı geliştirir. Yazdıkça ve okudukça dünyanın daha da iyi olacağına inanan birisi. Ayrıntıların önemli olduğunu fark etmeye gayret eden birisi. Güller diyarının bir kazasında dünyaya gelen yazarımız evli ve iki çocuk babasıdır. Öğretmenlik hayatına devam etmektedir. Eğitime, teknoljiye, kitaba, okumaya, okutmaya ve hayata dair yazılar kaleme alma gayretindedir.

“Boykota Dayanamayan Meşhur Firmalar Tükiye’den Çekiliyorlar”

Boykot, Nasıl İçselleştirilir? / Boykottan Ötesi…. Sadece kendilerini insan; diğerlerini ezilmesi gereken bir pislik gibi gören kokuşmuş zihniyetin ve uydurma inanç sisteminin kuklaları, tüm Müslüman âlemi ve de diğer din mensuplarını yok saymaya devam ediyor. Bu gözü dönmüş kuklaların bu dönemdeki baş aktörü de tantana yapan N… yahu! Ancak o,…

Yorumlar kapalı

“Öğrenci Perspektifinden Öğretmen” Sıradışı Bir Yöntem

Okulları açıldığı, okul koridorlarının öğrenci cıvıltısıyla dolup taştığı ilk haftanın sonlarında dersine girdiğiniz sınıflara birer kâğıt dağıtın ve sizinle ilgili düşüncelerini yazmalarını isteyin. En ilginç bakış açılarının ortaya çıktığını göreceksiniz. Öğretmen olarak hiç aklınıza gelmeyen orijinal fikirler ve eleştirilerle baş başa kalacaksınız. O küçük, kargacık burgacık, yazım noktalama hataları ile…

Yorumlar kapalı

“Okumak: Kendini Keşfetmenin Yolu”

Okumak ve okutmak üzerine söylenmiş birçok sözden, uygulanmış etkinlikten bahsedilebilir. “Okuma, tutkuların en soylusudur. ”diyen A. Albalat aslında soylu kelimesiyle durumu çok iyi özetlemiş. Hayatı okumak, insanı okumak, kitabı okumak, güncel olayları, dünyayı okumak gibi çeşitleri vardır okumanın. Burada bahsettiğimiz daha çok kitabı okumak ve sonrasında kitabın ışığıyla diğerlerini okumak…

Yorumlar kapalı

“24 Kasım, Övülesi Bir Gün!” Öğretmenler Günü

Tavır ve davranışıyla asil bir duruş sergileyen öğretmenler; aldıkları maaşlarla aynı dik duruşu sergilemekte bir hayli zorlanıyorlar. Süslü, gönlü okşayan, iltifat yağmurlarından beslenen veciz sözler öğretmenler gününde sağanak sağanak satırlara yağacak, oradan gönülleri doldurup taşacak. Gönülleri taşan ve coşan öğretmenler aynı sağanaktan ceplerine de “Bir şeyler damlar mı?” diye umut…

Yorumlar kapalı

“Kalbî, Kavlî ve Fiilî” Dik Duruş – Gazze

Gök kubbe altında bir insan olarak tüm dünya vatandaşlarının vicdanı Gazze’de yaşanan trajediye ve İsrail zulmüne karşı isyan etmelidir, çırpınmalıdır. En azından kalbinde bir sızı hissetmeli, “Ben insanım!” diyebilen kişi. 21. yüzyılın en büyük insanlık suçlarından biri olarak kabul edilen ya da edilecek olan –daha beterini yapmazlarsa tabi- bu zulüm,…

Yorumlar kapalı

Boykot, Sözden Öteye…

Küçük adımlarla başlayan boykot ilk defa bu kadar büyüdü ve devam ediyor. Boykotla ilgili bu cümleleri ve daha fazlasını hep duyduk. Bunun için bile duyarsızlaştırıldık yani. Umarım bu farklı olur. Birileri tarafından komik bulunmaz kanaatindeyim. Bugüne kadar hiç kimsenin –küçük azınlıklar her zaman olabilir- boykotu devam ettirdiğine şahit olamadık. Evet,…

Yorumlar kapalı

Cep Telefonu Esareti

(Parmakla Kayıp Giden Hayatlar) Yüz yüze iletişim bitti bitecek kıvamına geldi. Herkesin elinde telefon; sosyal medyanın birinden diğerine gezinip duruyor. Saatler harcandıktan sonra, “Ne öğrendin?” desek. Yüzeysel birkaç cümle duyabiliriz. Ötesi boş lakırdıdır. Bilgiye ulaşmak bu kadar kolayken gereksiz bilgiler çöplüğünde gezinerek zihinlerimiz iyice çöplüğe dönüyor. Sadece çocuklar mı böyle?…

Yorumlar kapalı

Eğitimde Ödüllendirme İşleri ve “Hiçlik” Makamı

“Öğrencileri, başarıları için ödüllendirmek işe yarar mı?” “Eğitimde ödüllendirme nasıl olmalı?” “Sürekli ödül vermenin faydası mı yoksa zararı mı çoktur?” “Ödül bir cezaya dönüşebilir mi?” Ödüllendirmeyle ilgili daha birçok sorunun cevabını yazının sonunda umarım almış olacaksınız. Öğrencileri, iyi bir davranış için teşvik etmek, ödevlerini yaptırmak, kitap okutmak, sınava çalıştırmak ve…

Yorumlar kapalı

Sürdürülebilir Eğitim “ABCD’den İbaret Olmamalı”

Çocukluk, hayatın en tatlı, saf, masum dönemidir. Gerçek ve hayal iç içedir. Sınırsız güzelliklere tırmanan hayal merdivenleri vardır.Bu merdivenlerden tırmanmaya çalışan her çocuk yukarıda bekleyen hayalkesiciler, hayalkırıcılar, hayalyokediciler tarafından durdurulur. Hayal yok edicilerini yatığı bu davranış çocukların keşif, öğrenme ve gelişme dönemlerini dumura uğratır.Varsa yoksa “abcd” şıklarından ibaret sorular, sayı…

Yorumlar kapalı