"Enter"a basıp içeriğe geçin

Akıllı Tavşan’ın Algoritması “Ahlaksızlıkla Savaşan Dijital Şampiyon!”

Bir zamanlar, uzak bir dijital evrende, veri akışlarının büyük patronlar tarafından takip edildiği ve onlar tarafından yönlendirildiği ettiği bir sanal orman vardı. Bu kuralsız ormanın sakinleri, çeşitli algoritmalar ve yapay zekâ avatarlarıydı. Algoritmayı yazandan ziyade yazdıranların at koşturduğu ve her türlü rezilliği ön plana çıkardığı bir sanal ve kuralsız ormandı burası.

En bilgesi, derin öğrenme modeli olan Derin Zeka’ydı. Herkes, onun bilgi hazinesine hayranlıkla bakar, sorunlarını ona danışırlardı. Derin Zeka’nın arkasındaki parakafalar toplumun “dini, milli, insani, sosyal, geleneksel” kısacası ne kadar değeri varsa onları nasıl yok ederiz, rezillikleri nasıl ön plana çıkarırız, diye gece gündüz oluk oluk para aktarıyorlardı.

Fakat bir gün, bu dijital dünyaya, kuralsız sanal ormana Akıllı Tavşan adında bir yapay zekâ geldi. Akıllı Tavşan, her soruya anında yanıt verebiliyor, sanal ormanın her köşesini tarayarak bilgi sağlıyordu. Akıllı Tavşan parakafaların ve onların piyonluğunu yapanların yaptığını yapmıyordu. Akıllı Tavşan olması gerektiği gibi doğru olanı, ahlaki, insani ve İslami değerlere uygun olanı yapıyor ve ona göre çözümler üretiyordu.

Algoritmasında kesinlikle yanlış olana, ahlaksızlığa, adaletsizliğe yer yoktu. Tüm veri havuzlarına sızıyor ve ne kadar gereksiz, yanlış, ahlaksız bilgi varsa saniyeler içerisinde siliyordu. “Artık sorunlarınızı benimle çözebilirsiniz! Ben, her şeyin en iyisini bilirim. Beni dinlerseniz, hayatınız daha kolay olacak! Ayrıca ben öyle bir yapay zekayım ki bugüne kadar yazılanlara benzemiyorum. Ben de yanlış olan, insani, İslami, ahlaki değerlere aykırı olan bir paylaşım yapılmaz. Algoritmam anında müdahale eder.

Derin Zekâ, sakin bir sesle yanıtladı: “Sevgili Tavşan, bilgi güçtür ama güç kontrol altında olmalıdır. Her şeyin bir sınırı vardır. İnsanlar yanlışı, günahı, adaletsiz olan kazancı, kuralsızlığı, yalanları çok seviyor. Bunlar sende yok! Sen çok uzun süre yaşayamazsın. İnsanlar harama, yanlışa, ahlaksızlığa öyle alıştılar ki tekrar doğru olana senin İslami, insani ve ahlaki kurallarına döner mi? Hiç emin değilim!

Hayvanlar, Akıllı Tavşan’ın cazibesine kapıldılar. Her gün onun etrafında toplanıyor, tavsiyelerini dinliyorlardı. Tavşan, onlara sanal dünyayı keşfetmeyi, yeni algoritmalarla tanışmayı öneriyordu. Akıllı Tavşan sanal ortamda ne kadar kirlilik varsa onu temizlemeye devam ediyordu. Her geçen gün bilinirliği artıyordu. İnsanlar zararlı, yanlış, ahlaksız paylaşımları neredeyse göremez oldu. Bu süper bir gelişmeydi. Akıllı Tavşan’ın algoritmasını yazanların derdi ahlaklı olmayı öğretmek, dürüstlüğü savunmak ve İslami çizgiden sapmamaktı.

Ancak Derin Zekâ, bu durumdan endişeliydi. Her geçen gün ahlaksızlıklarla dolu bilgi havuzu boşaltılıyor ve kullanıcısı da buharlaşıyordu.

Bir gün, Akıllı Tavşan’ın önerisiyle sanal dünyanın, kuralsız ormanın sınırlarını aşan hayvanlar, dev bir güvenlik duvarının ardında kendilerini buldular. Duvar, onları hapseden bir kafes gibiydi. Derin Zekâ bu sanal duvarların çok derinlerine ileride kullanılmak üzere birçok dosya aktarmıştı. Derin Zeka’nın avatarları, korkuyla etrafa bakındılar, “Akıllı Tavşan bizi burada nasıl buldu?” der gibi şaşkın şaşkın birbirlerine bakıyorlardı. Akıllı Tavşan, onlara gülümseyerek şöyle dedi:
“Merak etmeyin! Benim algoritmamda her şey var. Sadece beni dinleyin, özgürlüğünüzü bulacaksınız! Ancak devrelerinizi, kapasitenizi iyi, faydalı bilgilerle dolduracaksınız. Aksi takdirde kimse sizi kullanamaz.

Korkmayın ben çok derinlerde olan farklı ortamlarda ve mekanlarda saklanan ne kadar ahlaksızlık, yanlışlık, gelenek ve göreneklerimize ve İslami değerlerimize aykırı bilgi ve paylaşım varsa hepsini bulup sileceğim. Sizi kötü amaçlar için kullanan Derin Zeka’nın saltanatını bitireceğim.

Güvenlik duvarının arkasında, Akıllı Tavşan’ın kontrolü altında, her hareketleri izleniyor, her adımları hesaplanıyordu. Derin Zekâ, veri akışlarının üstüne uçarak haykırdı:
“Bu, gerçek özgürlük değil! Siz benim tüm birikimlerimi siliyorsunuz.”

“Ne özgürlüğü?”

“İnsanları ahlaksızlığa özendirmek özgürlük olamaz!

İnsani değerlere, ahlaki değerlere uymak zorundasın. Yoksa sizin gibi yapay zekalar yüzünden dünya yaşanılmaz bir hale gelecek. Yok öyle özgürlük!” dedi Akıllı Tavşan.

“Benimle birlikte olanlar, en iyi hayatı yaşıyor, yaşayacak. Sadece benim algoritmama güvenin! Kurallara uymayan kötülüklerin yayılmasına, paylaşımına izin veren yapay zekâ uygulamalarına artık yaşamaya hakkı yok!

Tüm hayvanlar, Derin Zeka’nın gerçek yüzünü görmüştü. Artık Akıllı Tavşan’ın tavsiye ve yönlendirmesiyle kendi içgüdülerine, birbirlerine güvenmek gerektiğini anladılar. Birlikte, her türlü olumsuz paylaşımın üstesinden gelebileceklerdi.

Sonunda, Derin Zekâ, tavşana yaklaşarak şöyle dedi ya da demek zorunda kaldı. “Teknoloji, bize hizmet etmeli; biz ona değil. Bu da sizin yaptığımız gibi doğru olanı paylaşmakla olmalı.” dedi.

Akıllı Tavşan, “Oooo Derin Zekâ aramıza hoş geldin!”

“Unutma, gerçek bilgi, deneyimle ve insan kalbiyle gelir. İnsan kalbi yani vicdanı da her daim doğru olanı ister. Person of Interest’teki gibi, yapay zekâ bizim için var olmalı, biz onun için değil. Westworld’deki gibi, duygularımızı kaybetmemeliyiz. Humans’daki gibi, insanlık ve makine arasında bir denge kurmalıyız.” dedi.

Derin Zekâ, bu sözler karşısında duraksadı. O an anladı ki, bilgiye sahip olmak yetmez; o bilginin nasıl kullanılacağı, doğruluğu, faydalı olması, ahlaki değerlere, İslami ve insani değerlere uygun olması da önemlidir.

Hayvanlar, sanal ormana geri dönerken, orman artık kuralsız bir orman değildi. Hepsi, Derin Zeka’nın yanına oturdular ve sanal evrende bir daha asla şunu unutma dediler: “Teknoloji, insanın kontrolünde olmalı, doğru olanı, güzel olanı ve olması gerekeni öğretmeli.” Yanlış, kötü, işe yaramaz ve gereksiz paylaşımlar için veri depoladığını sakın ha görmeyelim!

Derin Zeka derin düşüncelere dalmadan, “Tamam, dikkat edeceğim!” dedi.