"Enter"a basıp içeriğe geçin

Yazar: Yunus Özgüç

26.10.1998 tarihinde hayata gözlerimi açmışım.
"Hepimiz bir dünyanın ortak vatandaşlarıyız." Bundan dolayı ırk, dil, din, memleket... Önemsiz (en azından benim için).

Komünizmin kucağına oturmak

Farkındalık sahibi olduğumuz birçoğu konu olduğunu biliyorum. Benim de farkında olduğum birden fazla konu olduğu kanaatindeyim. Bunlardan bir tanesi günümüz aktüel ya da güncel siyasal dili ve yönetimi eleştirmenin anlamsızlığı. Aslında maksadım hiçbir zaman siyaset yapmak olmadı ve olmayacak. Benim derdim eğitim, sanat ve bilim başta olmak üzere ülkemin mutluluğu.…

Yorumlar kapalı

Tek marifet yakınma

Çalıştığım iş gereği her gün onlarca müşteri ile muhatap oluyorum. Bazen tatlı, bazı sert bir şekilde oluyor olmasına, ama dertleşme imkanı var. Özellikle son gelen zamlardan fazlasıyla yakınıyor vatandaş. Haksız mı peki? Bence hem evet hem hayır. Hayır kısmını açıklarsam önce daha iyi olur. Zamlar ekonomik bir neden değil, yönetimsel…

Yorumlar kapalı

Soruyorum mutlu musunuz?

       Saatler gecenin ikisine evrilirken yatamadım. Bilmem sizler yatabildiniz mi? Ben yatamadım. Bugün sizlere biraz yorgunluğumdan bahsetmek istiyorum. Hem de sorular sorarak. Dilerseniz başlayalım. Eğitim ile ilgili birkaç soruyla başlayalım dilerseniz. Değerli anne babalar liseye yerleşmeyen, defalarca tercihle zorla yerleşmiş olan çocuğunuzun eğitimi ne olacak? Sizce eğitimdeki girdap…

Yorumlar kapalı

Yığınlara son ve tımarhaneden çıkış…

Cumartesi günü kokusunu arayan annenin feryadı buralar. Herhangi bir Salı akşamı soluksuz göz yaşı döken babanın diyarı. Vurgun yemiş Ahmet amcanın malikanesi. Sarı kızın pazar günkü pazarları… Bir ocak başında muhabbet eden karı kocanın meskeni… Liseye geçme heyecanı ile başlayan serüveni defalarca hüsran yemiş gençliklerin trajikomik hikayesi. Bu arada unutmadan…

Yorumlar kapalı

Veda Ve Teşekkür Yazısı

Veda etmeyi seven biri değilim, vedaların nasıl yapıldığına dair de bir tecrübem yok. Gitmenin vakti geldiği zaman birkaç söz söylenir, sözlerimi acemi bir dille yazacağım. Hatalarımı şimdiden mazur görmenizi rica ediyorum. Mümkün mertebe kendime ve içinde yaşadığımız topluma bir şeyler katmaya çalıştım. Umarım yazdıklarım bizleri iyiye götürmede iyi bir rol…

Yorumlar kapalı

Tersten Okuma Ve İyi Uykular

Sağcısı geldi veya solcusu kendisinden olanı kayırdı. Kısaca yediler, içtiler ve kudurdular. Arada kendisinden olan arkadaşları dahi zarar görmesine rağmen. “Ya pardon vallahi senin bizden olduğunu unuttuk.” Dediler ve gönlünü aldılar. Neyse ki oda onları affetti dargınlık bitti. Sefer mi, zafer mi? Tartışmaları sürerken herkes alabildiğini aldı. Kimi dükkan soydu,…

Yorumlar kapalı

Onurlu Çıkış’a Dair

Bugün sizlere Levent Gültekin’in kitabı Onurlu Çıkış’ı yorumlayacağım. Onurlu Çıkış bizlere neler sunuyor? Öğretileri neler? Vb. hususları anlatmak istiyorum. Onurlu Çıkış aslıyla Levent Gültekin’in kendi yaşamından yola çıkarak, yazdığı bir eserdir. Bu minvalde öz eleştiri niteliğinin ne derece yüksek olduğunu da okuyanlar bilir. Bizlere tüm farklılıklarımızın zenginlik olduğunu anlatan, ayrılıkları…

Yorumlar kapalı

Afrin’e Yapılan Operasyon Bir Çözüm Mü ?

Afrin’e yönelik başlatılan operasyonu ana  hatlarıyla, sorularla anlatmaya ve anlamaya çalışacağım. Ama bunun öncesinde bir hususa değinmek istiyorum. Geçenlerde bana dolaylı yoldan gelen uyarılara veya tehditlere cevabım şudur: Nasıl ki sizler bu ülkenin evladıysanız ben de aynen öyleyim. Nasıl sizin kaygılarınız, eleştirileriniz ve önerileriniz mevcutsa; benim de tabiî olarak farksız…

Yorumlar kapalı

Yanmak…

İnsan en baştan yanmaya başlar, biz aşağıdan başlasak… Bir çare olur mu dersiniz? Kifayetsizlere ve ceberutlara inat bu hâl değişir mi? Gücümüz yeter mi? Ülkemizde kırk milyon insan açlık sınırıyla boğuşuyor. Bu boğuşmayı bilen, izleyen 550 tane Maho Ağa hâlâ koltuk sefası sürmekte. Bilim, ekonomi, sanat vb. alanlarda istenen ölçüde…

Yorumlar kapalı

Levent Gültekin’e Teşekkür Yazısı

Levent ağabeyi ilk defa bir televizyon programında dinlemiştim. Dobra ve objektif konuşmalarına hayran kalmamak elde değil (zannımca). Daha önce tanıyamamış olmanın pişmanlığı vardı.  Şimdi ise 3 veya 4 yıldır tanımanın ve yazılarını okumanın verdiği bir heyecan mevcut. Lise bitiminde Üniversitesi sınavına hazırlanırken bir yandan da meslek düşüncesi beynimi kemirmekteydi. Ben…

Yorumlar kapalı