"Enter"a basıp içeriğe geçin

Ülkenin Gidişatının Nabzı

Gün içerisinde oturup ülkenin gidişatını hiç düşünüyor musunuz? Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete mi? Yoksa altın çağımız mı? Ülke olarak hangisini yaşıyoruz?

 

Mesai saatimin dinlenme anlarından birinde Umur abiyle bu konuyu konuşma fırsatı buldum. Ve Umur abiye sordum. Ülke olarak iyiye mi gidiyoruz? Yoksa kötüye mi? Umur abi: “Dolar, Euro’daki fırlamalar malum. Eğitim sistemi çökmüş durumda…” diyor.
Az önce izah ettiğim üzere ülkenin kötüye gittiğini ifade edenler var. Umur abi de bunlardan biri. Bu fikrin antitezi olarakta ülkenin iyiye gittiğini ifade edenler mevcut. Ülkenin iyiye gittiğini ifade edenler ise: “Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarihinde görmediği yatırımları görüyor. Okul, yol, hastane ve diğer alanlardaki ilerlemeler azımsanamayacak kadardır.” diyorlar. Yazımı kaleme alırken değer verdiğim bir arkadaşım ise şöyle bir fikir ifade etti: “Bu ülke çok zor günler gördü lakin hiçbir zaman yılmadı. Şimdi ise yüzyıl öteyi görerek ilerliyor. Değişiyor, gelişiyor ve dönüşüyor.” dedi.

 

Mümkün mertebe her düşünceye dokunmaya çalıştım. Şimdi ise kısaca sizlere kendi fikrimi ifade etmek istiyorum.

 

Bence Türkiye kötüye gidiyor yedi madde ile ifade edecek olursam:

-MADDE 1: Türkiye tarihinde görmediği eğitimsizlik içerisinde kıvranmakta.

-MADDE 2: Ülkemiz kırk yıllık bir kargaşayla dolu (her gün şehit cenazeleri bunun kanıtı).

-MADDE 3: Toplumsal olarak sorunlar hat safhada ve her geçen gün artıyor.

-MADDE 4: Ülkeyi yönetenlerin geleceğe dair tek bir projesi yok (a’dan z’ye hepsi için söylüyorum).

-MADDE 5: Dünyada rekabet halindeyken hiçbir alanda varlığımız yok (ekonomide, sporda, siyasette, bilimde, vs).

-MADDE 6: Bireylerde başlayan bir adalet sorunu mevcut.

-MADDE 7: Ve en önemli madde ülke KHK’larla yönetiliyor.

Sıraladığım yedi madde size neyi anlatıyor? Bana aslıyla ülkenin iyiye gitmediğini açıkça beyan ediyor. Ülkenin şimdiki durumu tam olarak şu: Evi yıkılmak istenen bir babanın çocuğunun boğazına sarılıp, benim evimi yıkarsanız çocuğu keserim demesidir. Bu bize eğer kendimize (toplumsal anlamda) bir tokat atmazsak sonun başlangıcında olduğumuzu ifade eden bir izahtır.

 

Kısaca abiler, ablalar, gençler, yaşlılar… Hepimize diyorum ülke iyiye gitmiyor. Çünkü kimse üzerine düşeni yapmıyor. Herkeste bir korku, her kesim bir çaresiz. Dualarla ayaktayız.

 

Yunus Özgüç

26.10.1998 tarihinde hayata gözlerimi açmışım.
“Hepimiz bir dünyanın ortak vatandaşlarıyız.” Bundan dolayı ırk, dil, din, memleket… Önemsiz (en azından benim için).