"Enter"a basıp içeriğe geçin

Doğru olan yalanlar

Günümüzde bunlarla o kadar çok karşı karşıyayız ki artık doğru olan şeylere bile inancımız kalmadı.

Örnek verelim.

“Kriz mriz yok hepsi manipülasyon. Ekonomideki gelişmelerin tamamı dış mihrakların, dış güçlerin etkisi.”

Sonrasında Almanya’da ise;

“Ekonomimizdeki durumun Brunson ile uzaktan yakından ilgisi yoktur.”

İşin garip kısmı ise neye inanacağımızı bilemiyoruz. Asrın liderimiz içeride farklı, dışarıda farklı konuşuyor.

Peki ya hangisine inanacağız?

İş burada daha da garipleşiyor. Çünkü her ikisinin de doğruluk payı var.

Andrew Brunson serbest bırakılırsa döviz biraz inecek, iyice kaynayan, artık yanmaya başlayan ekonomimiz biraz olsun soğuyacak, borsamız tekrar yükselişe geçecek, (120 puanı geçen rekorlar kıran borsamız şuan zor durumda) batık durumda olan spor kulüplerimiz biraz olsun nefes alacak, sıcak para dolaşımı az da olsa artacaktır.

Bunlar kesinlikle sınırlı olacak. Yani dolar 1’e değil en ama en iyi ihtimal ile 4.90’a inecek. Sonrasında tekrar yükselmesi çok aşikâr görünüyor.

Anlamadığım durum ise şu;

Halkımız, orta yaşlı, dar gelirli kırsal bölge insanımız hâla ekonomik durumun dış güçlerden kaynaklandığına inanıyor, bugün dolar 100 TL olsa bile kimin izinden gidecekleri çok açık.

Büyük ihtimal haberleri bile yoktur bahsettiğim halkın ama reis bile kabul etti ekonomideki durumun Brunson ile ilgili olmadığını.

Çünkü fabrika yapılmadı stadyum yapıldı, yerliyiz milliyiz denildi şeker fabrikaları satıldı, faiz yükselmeyecek, düşecek denildi Arjantin ve Surinam’dan sonra faiz oranı en yüksek üçüncü ülke olundu, itibarın israfı olunmaz denildi, cumhurbaşkanlığı bütçesinden sadece ağırlamaya 100 milyon liranın üzerinde bir para ayrıldı, yandaşa köprü için yol için tünel için hastane için havaalanı için garanti verildi, çiftçiye mazot parası dünyanın en pahalısı yapıldı, ekonomi 3 kat büyüdü denildi, dış borç ne kadar büyüdü söylenmedi.

Şimdilik boşverelim çünkü yazarsam hiç bitmeyecek reisimizin yaptıkları.

İçeriye farklı dışarıya farklı konuşan bir insanın ne zaman konuşmasını duysam artık nasıl bir yalan duyacağım diyorum.

Sizler de bıkmadınız mı artık yalan duymaktan?

Recep Şirin

11.07.1998’de İstanbul’da doğdu.

Halen Abant İzzet Baysal Üniversitesi öğrencisi.