"Enter"a basıp içeriğe geçin

Çanlar Kimin İçin Çalıyor

Sevgili okurlar, öncelikle seçimin sonucu tüm İstanbul’a ve memleketimize hayırlı olsun. Ekrem İmamoğlu daha evvel hak edip kazandığı belediye başkanlığı koltuğunu tekrar kazandı. Kendisine başarı ve kolaylıklar diliyorum.

Daha önce meclis başkanlığı, başbakanlık, ve bakanlık gibi görevlerde bulunmasına rağmen hiçbir seçim kazanamayan, üstüne üstlük aynı seçimi 2 ay arayla kaybeden Binali Yıldırımı da umarım siyaset sahnesinde aktif olarak görmeyiz. Bu kadar devlet kademelerinde görev almasına rağmen doların zirve yaptığı, ekonomik bunalımın tavan yaptığı dönemde gevşek dilinden vazgeçmeyip, adeta alay edercesine “dolar dolsa ne olur, dolmasa ne olur?” diyerek bu mevkilerden ne kadar uzak tutulması gerektiğini zaten kendisi göstermiştir.

Seçim süresi boyunca muhalif seçmene etmedik hakaret bırakmayan Binali Bey, oy verme işlemi sırasında gazeteciler vasıtasıyla helallik istemişti. Cevaben söyleyeyim, varsa bir hakkımız helal olmasın. Bu yenilgi ona ve diğer partililere ders olsun. Umarım halka küfür edip, hor görerek bir şeyler kazanamayacağınızı anlamışsınızdır.

31 Mart akşamı daha resmi sonuçlar belli değilken Binali Yıldırım’ın “öyle gözüküyor ki 3000 oy gibi bir sayıyla kazandık” açıklaması yapmasından buralara geldik. Türkiye, İstanbul Seçimleri aracılığıyla bir demokrasi mücadelesi vermiştir ve kazanmıştır. Bu ve bundan sonraki tüm seçimlerin güvenilirliği bugün tekrar garanti altına alınmıştır.

Bu seçim sonucu çok net bir şekilde AKP çöküşünün başlangıcıdır. AKP ve Tayyip Erdoğan iktidarının günleri sayılıdır ve gitmeleri yakındır. 31 Mart’tan sonra beka söylemlerinden vazgeçip, bir anda Türkiye İttifakı argümanı üreten Sayın Erdoğan’a bu sözlerini hatırlatmak isterim. Sanırım Türkiye’nin beka sorunu, Fetöcü Bülent Arınç’ın Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurumu’na atanmasıyla, Terörist başı Apo’nun mektubunun okunması, Kürt oyları için Apo’dan medet umulmasıyla ve “yeniden çözüm sürecinin” konuşulmasıyla çözülmüş görünüyor.

Doğu Akdeniz’de sular ısınıyor. Suriye meselesi ve mülteci krizi zaten yeterince uzadı ve yeni bir operasyon konuşuluyor. Ekonomik durum ortada Türkiye daha ne kadar böyle ilerleyecek? ABD hâlâ daha YPG’ye yardım ediyor. İşsizlik, liyakatsizlik ve gençlerdeki ileriye dönük karamsarlıktan bahsetmiyorum bile.. Tüm bunlar Türkiye için beka sorunu olarak görülmeyip, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir insan, seçme ve seçilme hakkın sahip Ekrem İmamoğlu sorun olarak görüldüyse geçmiş olsun baylar/bayanlar İstanbul bu ülkenin bir şehri değil, birilerinin şirketi olmuş demektir.