"Enter"a basıp içeriğe geçin

Fikir Kazanı Yazılar

İyi Ki Çocuklar!

‘’Çocuklar olmasa ne olurdu?’’ Bu soruyu büyüklere değil de yaşları on bir ile on iki arasında değişen öğrencilerime sordum. Verilen yanıtlar da yüzleri gibi tertemizdi. ‘’Eğlence olmazdı hocam.’’ dedi biri. ‘’Lunapaaaark’’ diye atladı oradan diğeri. ‘’Doğru!’’ dedim. ‘’Lunaparklar olmazdı ve dolayısıyla eğlenmek de bu kadar kolay olamazdı. Düşünsenize atlı karıncalar…

Yorumlar kapalı

Bir Çocuğa Yenilmek

İnsanları tanımak, hayatlarına dokunmak, dertlerini paylaşmak, acılarına merhem olmak, bu dünyada yaşanacak hazların en başında gelenlerden biri olsa gerek. Yeni insanlar tanımak, muhtemel sansasyonel acılara tanıklık etmeye gebedir. Her insan, farklı bir hikâye demektir. Tanıdıkça, hayatlarına dokundukça hikâyeleri belirir ve okunacak bir duruma gelir. Birçok hayat tanımanın ve içinde yer…

Yorumlar kapalı

Tersten Okuma Ve İyi Uykular

Sağcısı geldi veya solcusu kendisinden olanı kayırdı. Kısaca yediler, içtiler ve kudurdular. Arada kendisinden olan arkadaşları dahi zarar görmesine rağmen. “Ya pardon vallahi senin bizden olduğunu unuttuk.” Dediler ve gönlünü aldılar. Neyse ki oda onları affetti dargınlık bitti. Sefer mi, zafer mi? Tartışmaları sürerken herkes alabildiğini aldı. Kimi dükkan soydu,…

Yorumlar kapalı

Ve çocuk sustu…

Kalemim varmıyor yazmaya, nereye yazsam da kabul etmiyor. Dilim söylemez oldu, yüreğim yangın yeri. Yazdığım kağıt bile kusacak sanki. Nerden başlasam, başlasam da hiç durmasam. Kime kızsam, kime haykırsam, kime yansam? Taşa anlatsam taş bile yerin dibine geçer inan ki. Utanıyorum, iğreniyorum böylesi bir vahşeti duyduğum için, yıkıldı yine can…

Yorumlar kapalı

Reenkarnasyon

Dünya öykü günü nedeniyle 10 yıl önce yazdığım bir öykümü paylaşmak istedim Reenkarnasyon Bilgisayarlara gömülmüş yüzlerce çalışanın doldurduğu oldukça büyük bir mekandı. Bilgisayarların başında olanlar sıkı bir şekilde çalışmaktaydılar. Her seferinde bir kartı takıyorlar, içindeki bilgileri kontrol ediyorlar, bilgiler doğrultusunda yeni programlar yüklüyor, yüklenen bilgiler ilgili adreslere yollandıktan sonra kartı…

Yorumlar kapalı

Takım tutar gibi “Osmanlı” tutmak

Son dönemde Osmanlı ile ilgili birçok dizi ve film çekiliyor. Arabalarda, evlerde, iş yerlerinde hep Osmanlı işaretleri, resimleri… Fakat maalesef bu iş takım tutmaya benzer oldu. Takım tutar gibi “Osmanlı” tutuluyor. Sadece slogan atmaktan, Osmanlı işaretleri basılı takılar takmaktan ve kıyafetler giymekten, Osmanlı dizileri seyretmekten ibaret görülen bir Osmanlı hayranlığı…

Yorumlar kapalı

İnsani nankörlük, Elon Musk’ın Tesla’sı ve “biz”

İnsani Nankörlük Bugün İstanbul’a döndüm. Hiç bitmeyecek gibi görünen şeyler ne de çabuk bitiyor. Kalmıyor. Bir aylık “upuzun” bir tatilin alışıldık sonu. Düzce-İstanbul arasındaki otobüs yolculuğum esnasında her zamankinden daha fazla düşünebileceğim çok müsait bir ortam vardı. Aklımdan aynı anda neler geçiyordu, şaşırdım. Hem gitmek istiyordum. Hem de bunun İstanbul’a…

Yorumlar kapalı

Gazeteci kimdir? Gazetecilik bitiyor mu?

Günümüz dünyası, gelişmeler ve ilerlemeler sayesinde baştan başa yeniliklerle örülüyor. İnsani bir ihtiyaç olan ‘bilgilenme’ güdüsü de bunlardan oldukça etkilenmektedir. Zira enformasyon işinin amiral gemisi olan gazeteler, telefon ekranlarına küçülüyor ve basılı gazeteler yaşam mücadelesi veriyor. Bu maddesel değişim gazetecilik anlayışlarını da etkilemekte. Ekonomik zorluklarda hala yayınlanmaya çalışılan basılı gazetelerin çalışanları…

Yorumlar kapalı

Duygu Kazanı

Uzun zamandır düşünüyorum, ne yazsam da atsam içimdeki duyguları. Uzun zamandır yaşıyorum ve yaşarken bazen fark edemiyor insan. Onca duygu yığını arasında hangisini çekip kullanayım? Hangi duruma hangi duyguyu yakıştırayım? Önce yaşayıp sonra mı duygulanmalıyım? Yoksa duyguma göre mi yaşamalı? Acaba hepsini yok mu saysam? Ya da alıp birine, tüm…

Yorumlar kapalı