"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Genel

İktidarın ortağı muhalefet!

24 Haziran seçimleri başta olmak üzere, on yedi yıldır olan tüm seçimlerin tek mağlubu halkın kendisi. Artan ideolojik fanatizmle beraber alıp başını giden kutuplaşma. Bundan sonrasını düşünmekten yorulan, çözüm yolları için defalarca hayal kırıklığına uğramış toplumsal muhalefet şu an için sahipsiz. Hatta bu kanımı daha da ileriye götürecek olursam çaresiz…

Yorumlar kapalı

Mükemmel Etki

   Masanın üstünde duran, içi sevgi dolu kitabı yere düşerken gördüm. Acaba düşerken içindeki sevgi parçacıkları sağa sola saçıldı mı?    Umarım saçılmıştır.    Etrafa dağılan sevgi parçacıklarını balkondan sirkelesem. Rüzgarla birlikte sağa, sola uçuşsa, sevgi tüm atmosfere egemen olsa, sevgi yüklü bulutlar birbirine çarpsa, sevgi yağmur olup yağsa tüm insanların…

Yorumlar kapalı

Ah Siz Zavallılar!

Haklıyız, haklı çıkmak zorundayız düşüncelerimizi sadece haklı olmak üzere kuruyoruz çoğumuz. İnsanları dinlemek bile istemeyecek kadar haklıyız. Bizim düşüncelerimizin çok büyük bir kalkanı var çünkü. Bu kalkana kibir ismini vermişler yıllar yıllar önce.  Çağımızda kibir insanları başkalaştırmakla kalmıyor, kibir insanları yaratıyor adeta. Kibir insanlarını detaylıca incelemek lazım. Kimdir bu kibir insanları? Genellikle ruhları dünyanın hayal denizi…

Yorumlar kapalı

İnsanlar, insanlar, bana ne insanlardan!

İnsanlar, insanlar, bana ne insanlardan! (Stefan Zweig – Mecburiyet)   Düşünüyorum; Bir daha beni hatırlamayacak insanlardan bana ne! Bir kez daha konuşmayacağım insanlardan bana ne! Belki de son kez gittiğim bir mahallenin köşesindeki bakkalın sert tavırlarından bana ne!  Marketteki kasiyerin hesap yapamamasından oluşan kuyruktaki her biri canavarlaşan insanlardan bana ne! Otobüsteki…

Yorumlar kapalı

Bir Aralık Tabu

    Günlerdir hiçbir şey yemeden dolaştığı ormanda, elindeki havucu ısıra ısıra yürüyordu tavşan. Bir yırtıcıya av olmadan bulabildiği havuç, onu bir süre daha idare ederdi. Tavşan, arkasından hızla koşan avcıyı fark etmese, belki de şu an hayatta olmayabilirdi. Bunu niye mi anlattım? Çünkü o tavşan şu an yaşıyor. Vahşi…

Yorumlar kapalı

Bu minibüsteki gibi yaşayabilseydik keşke!

Uzaktan eğitim alınca sabah erken saatte sınav için hazırlanmaya başladım. Oldum olası hep tembel bir öğrenciyim ya, yanlış anlamayın sadece zaman ve materyal hazırlığı o kadar. Sınavın ikinci günüydü zaten, bilen bilir sadece iki gün olur. Ona göre de hazırlıklı gitmek gerek sınava. İlk gittiğim gün az sonra anlatacağım kadar…

Yorumlar kapalı

Kendimi Kendim Olmaya İkna Edebildim mi?

     Ben her zaman başkasının kurduğu hayaldim, başkasının yaşadığı duyguydum, başkasının düşündüğü hedeflerdim, başkasının başkasına fedakârlığıydım. Ben doğduğumda bile annemin babamla evlenmeden önce öldüğü dayısının benzeriydim. Babamın, babasından dayak yemekten çokça kurtardığı, bayramda ilk ziyarete gittiği amcasının simasıydım. Çocukken izlediğim sadece sabahları çıkan ve sadece sabahları zevk veren çizgi…

Yorumlar kapalı

Değiştir

Temel Karamollaoğlu… 74 yaşında. “Bilge Başkan” olarak nitelendiriliyor kendileri. Seçim önceleri hiçbir yerlerde kendilerini göremezken seçimler yaklaşır yaklaşmaz ismini duyduğumuz saygı değer bir kişilik. Kendileri %1′ lik bir kısım. Yani kaç milyon seçmen varsa sadece %1′ ine hitap ediyor. Garip olan hemen her seçim öncesi gayet iddialı girdiğini “bu sefer…

Yorumlar kapalı

Kentimize Neden Saygı Duymalıyız?

Kent, sözlük anlamında sanayi devrimi sonrasında gelişen sosyokültürel etki altında kırdan göç alan, kültürel açıdan çok çeşitli kozmopolit yapı olarak tanımlanıyor. Fakat kenti anlamak için sözlük anlamına bakmaktan daha çok kentlerdeki hızlı nüfus artışı ve sanayileşmenin beraberinde getirdiği birçok probleme bakmak gerekiyor. Bu problemlerin başında, ne yazık ki toplumsal açıdan…

Yorumlar kapalı

Yeniden Medeniyetimize Dönüş! (2)

Bismillah. Osmanlı Devletinin siyasal sarsıntısı ve Osmanlı milletin kültürel yozlaşması, özellikle 19. Yüzyılla birlikte büyük bir çöküşe dönüşmüştür. Bu dönemlerde her ne kadar çaba gösterilmiş olsa da hiçbir öneri ve eylem yeterli bir çözüm sunmamıştır. Bunun üzerine Avrupai devletler bu medeniyetten paylarına düşeni alıp siyasal ve bilimsel açılarından kalkınmaya başlamışlardır.…

Yorumlar kapalı