"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Çevre

Uyurken Ağlamak İstemiyorum!

Parçalanmış hayallerimin, yıkık dökük umutlarına basmamak için dikkatlice yürüyorum parmak uçlarımda. Ama etrafımdaki hiçbir şey yatağıma on dakika önce girip kurduğum on yıllık hayallere benzemiyor ki… Mesela mutluluğunu dışarı çocuk sesleriyle duyuran bir ev yok burada, sadece, sadece kırık pencerelerinden dışarı sarkmış perdenin uçlarıyla bir ev görüyorum, sanırım kapısı da…

Yorumlar kapalı

Keşke, insanlara da biraz kar yağsa…

Mevsimlerin her halinden bungunum.  Yazı hiç sevmem çok sıcak, kıştan nefret ederim çok soğuk, İlkbahar aşk ayları, sonbahar hüzün dönemi. Ben sanırım sadece mevsimlerin kendilerinden nefret ediyorum. Ama mevsimlerden nefret ettiğim kadar da mevsimlerin beraberinde getirdiklerinden haz alıyorum… Mesela, yaz günleri daha bi’umutla kalkıyorum güneş doğarken, ya da ilk baharın…

Yorumlar kapalı

Ah Siz Zavallılar!

Haklıyız, haklı çıkmak zorundayız düşüncelerimizi sadece haklı olmak üzere kuruyoruz çoğumuz. İnsanları dinlemek bile istemeyecek kadar haklıyız. Bizim düşüncelerimizin çok büyük bir kalkanı var çünkü. Bu kalkana kibir ismini vermişler yıllar yıllar önce.  Çağımızda kibir insanları başkalaştırmakla kalmıyor, kibir insanları yaratıyor adeta. Kibir insanlarını detaylıca incelemek lazım. Kimdir bu kibir insanları? Genellikle ruhları dünyanın hayal denizi…

Yorumlar kapalı

İnsanlar, insanlar, bana ne insanlardan!

İnsanlar, insanlar, bana ne insanlardan! (Stefan Zweig – Mecburiyet)   Düşünüyorum; Bir daha beni hatırlamayacak insanlardan bana ne! Bir kez daha konuşmayacağım insanlardan bana ne! Belki de son kez gittiğim bir mahallenin köşesindeki bakkalın sert tavırlarından bana ne!  Marketteki kasiyerin hesap yapamamasından oluşan kuyruktaki her biri canavarlaşan insanlardan bana ne! Otobüsteki…

Yorumlar kapalı

İnsanın Potansiyeli

Günümüzden 50.000 yıl önce İnsan, dünyanın en güçlü varlığı olarak yeryüzüne gönderildi. Düşünme yetisi ve özgür irade ile donatılan insan yeryüzünün hakimi oldu. İnsanın karnı acıktı. Kendinden güçsüz bulduğunu yakalayarak tüketti. Daha güçlü olan gelene kadar devam etti tüketmeye. Gücünün yetmediği yerde, kaçtı insanoğlu. Ta ki zayıflar ile donatılmış bir…

Yorumlar kapalı

Kentimize Neden Saygı Duymalıyız?

Kent, sözlük anlamında sanayi devrimi sonrasında gelişen sosyokültürel etki altında kırdan göç alan, kültürel açıdan çok çeşitli kozmopolit yapı olarak tanımlanıyor. Fakat kenti anlamak için sözlük anlamına bakmaktan daha çok kentlerdeki hızlı nüfus artışı ve sanayileşmenin beraberinde getirdiği birçok probleme bakmak gerekiyor. Bu problemlerin başında, ne yazık ki toplumsal açıdan…

Yorumlar kapalı

Yeniden Medeniyetimize Dönüş! (1)

Bismillah. Allah (c.c.), Anadolu halkına İslam ve iman nimetini bahşetmiş ve atalarımız, İslam ve imanın kazandırdığı maddi ve manevi zenginlikleri kendi kültürümüzle mezcetmiştir. Böylece Anadolu İslam Medeniyetinin zuhur etmesini sağlamışlardır. Tabi bu medeniyet oluşurken diğer coğrafyalardaki Müslüman halkların da sahip oldukları zenginliklerden faydalanılmış ve aynı şekilde onlara fayda sağlanmıştır. Nitekim…

Yorumlar kapalı

Trafik Kazası Sonucunda Tazminat

‘’Merhaba, öncelikle herkese adaletli günler… Yeni  başladığımız  yazın  yolculuğumuz  devam ederken,  hem  manen hem fikren kendimizi daha  rahat hissetmek adına  yazılarımızı sizinle paylaşıyoruz. Paylaşıyoruz çünkü hukuk, hayatın her alanında var olan ama bir o kadar da gizlenmiş kuralları ile bulunuyor. Fakat, çok önemli bir ilke olan şu söze kulak verelim…

Yorumlar kapalı

Mehmet Akif Ersoy’a Mektup

Bursa, 12.03.2018 Milletin vatan için duyduğu sevgiyi ve aşkı en güzel şekilde kaleme alan Mehmet Akif Ersoy’a, Bu mektubu size hayal ettiğiniz ve arzuladığınız gençlik olan Asım’ın neslinden, bir Asım olarak yolluyorum. Bize bıraktığınız emanetleri sonuna kadar koruyacağıma dair sizlere söz veriyorum. Gönül isterdi ki sizi görüp ellerinizden öpüp sizinle…

Yorum Bırak

Doğu Guta

Osmanlı dönemine baktığımız zaman Ortadoğu coğrafyasının bugüne nispeten çok daha iyi bir durumda olduğunu görüyoruz. Osmanlı Devleti yıkıldıktan sonra bölge bir türlü istikrar yakalayamadı. Dış güçler bölgedeki sorunları çözebilmek için müdahalelerde bulundu ve süreci daha kötü yerlere getirdiler. Ortadoğu coğrafyasında yıllardan beri kan, gözyaşı ve çatışmalar eksik olmadı. Ortadoğu coğrafyasında…

Yorum Bırak