"Enter"a basıp içeriğe geçin

Yazar: Osman Erdoğan

1986 yılında Diyarbakır'da doğan Osman Erdoğan halen Milli Eğitim Bakanlığına bağlı devlet okullarında sınıf öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Bir süre Silvan Mezopotamya gazetesinde hikaye yazarlığı yaptıktan sonra, fikirkazani. com isimli İnternet sitesinde öykü yazmaya devam etti. An'da Anlık Hikayeler isimli ilk öykü kitabı 2018 yılında yayınlanan Osman Erdoğan Kendisini okur yazar bir öğretmen olarak tanımlıyor. Osman Erdoğan evli ve iki kız çocuğu babasıdır.

Eserleri: An'da Anlık Hikayeler

Altı Gün

İnsanlar Tanıdım

İnsanlar tanıdım. Dedi şair Küçücük koltukları gözünde kocaman yapan. “Tanıyamazsın” dedi Arif; Kolay değildir tanıması insanları, sen iyisi mi kocaman sandığı koltuktan düşene bir bak. Koltuğa oturmak için sürekli yarışan insanlar tanıdım diye sürdürdü şair. Yarışı kazanmak için yola çıkanların, ardında kalanlara bakacak gücü yoktur dedi Arif. Bir  perde açılsa…

Yorumlar kapalı

Bayram

Bugün bayram ama ben artık çocuk değilim. Bayramı hissedemiyorum, çünkü bayramın bazı olmazsa olmazları var. Yeni kıyafet, bayram şekeri, bayramlaşma, bayram namazı, bayramına göre kurban ve çocuk olmak. Bir zamanlar ben de çocuktum. Uykunun tatlı mahmurluğunu henüz üstümden atamamıştım.Gözlerimden uyku damlıyordu. Buna rağmen bayram sabahına uyanmak çok heyecan verici bir…

Yorumlar kapalı

Kadın

Üzerinde yeşil hırkasıyla  köşedeki yer minderinde oturmaktaydı kadın. Cebinde sakladığı şekerleriin, çikolataların sonu hiçbir zaman gelmezdi. Gönlündeki sevginin yeryüzünü kuşatacak kadar çok olduğu söylenirdi. Ördüğü patiklerin ve sevgiyle dokuduğu kazakların rengi solsada en çok sevilenler onlar idi. Yıllarca saklanacak nadide birer hatıraydı onlar. Mutfağa çok fazla giremezse de  en çok…

Yorumlar kapalı

Ben Kimim?

Salıdan sonraki gün ne olabilir? Beynimden gelen sinyaller, karşımda beliren surat, yalnızlığın hazin bilmecesi, televizyondan kulağıma çalınan korku dolu kadın çığlıkları, telefonumun ekranındaki onlarca cevapsız arama, okunmamış yüzlerce mesaj… Ben kimim Tanrı aşkına? Yüzümdeki korku, içimdeki korkunun bine bölünmüş hali, siz beni aklım yerindeyken görecektiniz. Sahi benim aklım yerindeyken ben…

Yorumlar kapalı

Kızıl Saçlı Kadın

Saklandığı yerden çıkmak için can atıyordu. İçinde bulunduğu dolap yıllardır biriktirdiği nem ve küf kokusunu bir anda yüzüne boca etmişti. Kapı tutamaçının vidası için açılmış küçücük delikten boyası kalkmış, yer yer çatlamış  duvarın, küçücük bir bölümünü görüyordu. Ara sıra görüş alanına giren sakallı adam belli ki odayı bir baştan bir…

Yorumlar kapalı

Fuad Edip BAKSI

Üstüne çektiği yorganın altında üşümekten bir hayli yorgun düşen bedeni kendini uykunun tatlı sarhoşluğuna bırakınca, ruhu yeni bir seyrülsefere daldı. Zorlu, dikenli yollardan geçerek ulaştığı çıkış kapısı dev kayalar ile kaplıydı. Açmak için tüm gücünü harcamasına rağmen kayadan bir toz koparmayı bile başaramamıştı. Edip çaresizliğin verdiği usançla kayaların dibine çöküp…

Yorumlar kapalı

Beyaz Spor Ayakkabı

Kapıyı hızlıca açtığımda, kapının önünde durmakta olan beyaz renkli kediyi ürküttüğümü fark ettim. Kedi gözlerini gözlerime dikip, bir sonraki hareketi için tetikte beklerken, bense onu ürküttüğüm için çok üzgündüm. Elimde tutmakta olduğum beyaz spor ayakkabılarımı yere bırakmakta tereddüt ediyordum. Kış mevsimi başlayalı beri giymediğim bu spor ayakkabıları raftan almak için…

Yorumlar kapalı

Temsilci

Yaratıcı’nın, insanı yeryüzüne temsilci olarak gönderdiği gerçeğine bir dokunuş, Yaratıcı, dünyanın tüm nimetlerini insanların hizmetine sunduktan sonra  izlemeye başladı. İnsan yeryüzünde çoğaldı. Çoğalan insanlar birbirlerine tahammül edemedi. Biri diğerini kıskandı. Öteki berikini çekemedi. İnsan, Yaratıcının kalplere koymuş olduğu sevgiyi işleyemedi. İnsanın içindeki sevgi azaldı. Düşmanlık, kin ve nefret arttı. Yayıldı…

Yorumlar kapalı

İnce Televizyon

Neriman Hanım, gözlerini izlemekte olduğu televizyondan ayırmadan elindeki elmayı soyuyordu. Kocası Kadir Bey öldü öleli evindeki hatta koca dünyadaki tek arkadaşı olmuştu bu televizyon.    Neriman Hanım  toz beziyle odaya girdiğinde Kadir Bey koltukta uzanmış,  her gün saatlerce elinden bırakmadığı Günlük gazetesinin dördüncü sayfasını okuyordu.    Göz ucuyla Neriman Hanım’a baktı.…

Yorumlar kapalı

ZEHRA

Sabahın ayazında elinde sakız kutusu, Fırından yeni çıkmış simidin taze kokusu, Gözleri mahmur yeni uyanmış anlaşılan, Yeni çıkmış derme çatma barakalarından. Çok olmamış aslında babaları öleli, Fakat insanlık ölmüş asırlardan beri, Zehra’nın hayatı bir insanlık trajedisi, Abi bir sakız… Abla bir sakız… Israrına bakan dilenci misin diye kızar. Bağlasan o…

Yorumlar kapalı