"Enter"a basıp içeriğe geçin

Komünizmin kucağına oturmak

Farkındalık sahibi olduğumuz birçoğu konu olduğunu biliyorum. Benim de farkında olduğum birden fazla konu olduğu kanaatindeyim. Bunlardan bir tanesi günümüz aktüel ya da güncel siyasal dili ve yönetimi eleştirmenin anlamsızlığı. Aslında maksadım hiçbir zaman siyaset yapmak olmadı ve olmayacak. Benim derdim eğitim, sanat ve bilim başta olmak üzere ülkemin mutluluğu. Ama ne yazık ki bahsettiğim popüler ve vebalı çözümsüzlük bilimi seyis etme iflas etmiş. Kim ki bu alanda birkaç kelam eder, bir fikir beyan ederse bir çerçeveci muhakkak kendisini bulur. Bununla da kalmaz bir araba argo ve bir ton küfür yer. Keşke burada bitse. Ne yazık ki bitmez.

Neyse meseleyi dağıtmayayım.

Bu aralar değerli bir dostumun yolladığı kitapları okumaya başladım. Che Guevara’nın hayatını anlatan bir kitap. Aynı zaman da sosyalist sistemin kuruluşunu anlatmakta. Kitaba dair yorumum çok ihtişamlı değil, birkaç tane tespit o kadar.
– 1. Tespit: Tüm sistemler diğer sistemlerin zaaf ve birikimlerinden yararlanırlar.
– 2. Tespit: Her beşeri sistemde hata ve kötülük söz konusu olur.
– 3. Tespit: Yeni bir sistem kurmak her baba yiğidin harcı değil/olamaz. Kısaca bu işler sisteme/sistemlere atıp tutmakla olmuyor, yanılıyoruz.

Şu an dünyada birden fazla sistem mevcut. Bunların en kuvvetli olanı kapitalist sistem. Sonrasında zannımca sosyalist sistem gelir. Komünizminse aynı tonun en radikal olanı olarak düşünülebiliriz. Birbirleri arasında benzerlikler, farklılıklar taşıyan iki sistem. Bu iki sistem temelde ikisi de kapitalist sisteme karşı mücadele verir. Liderler gitti dava bitti denilecek bir halde büyük bir dostluk kurdular. Che Guevara’nın ölümüyle davanın ne kadar amansız bir hale büründüğünü eski dostları eserde anlatır. Amin Maalouf’un kitabında bahsettiği temelden birbiriyle var olan bu sistemlerin insan ve İslam dünyası için çözüm olacağını zannetmiyorum. Zaten kendisi de bir ABD vatandaşı olarak ekonomik bağlamlardan yola çıkarak şarampole yuvarlanmak üzere olduğumuzu izah etmekte.

Ezcümle bizim güncel konuya gelelim.
Altı milyondan fazla insanı komünizmin kucağına oturtmak dünyada bazı oyunların oynayışına kâr marjı kazandırmaktır. Sizler TİP’e memleket gidiyor ipe. Ama umurlarında mı?

Demem o ki şurayı bir görün. Altı milyon insana göz göre göre günlerce yalan söyleyip, sonra insanlara etik gereklilik dersleri ile döndürüyorlar çarkı. Şu altı milyon seçmene ceza verin demiyorum. Ama en azından kayıt altında tutun şu olanı. Hepinizi/hepimizi nasıl değerlerimizden kopardıklarını kulaklarınız işitsin. Şimdi altı milyon komünizmin kucağında nasıl ama! Kim yüzünden diye soracak olursanız. Niye kitap okumuyorsun, yazılara göz gezdirmiyorsun sorusuna çok uzun cevabını verenlerden ötürü. Neyse kitap tavsiyesi verip kaçar ben.

“Che Guevara Devrime Adanmış Yaşam, Ahmet Arabacı.”

26.10.1998 tarihinde hayata gözlerimi açmışım.
“Hepimiz bir dünyanın ortak vatandaşlarıyız.” Bundan dolayı ırk, dil, din, memleket… Önemsiz (en azından benim için).