"Enter"a basıp içeriğe geçin

2 trilyon Doları Kim 7

2 trilyon Doları Kim 7

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçtaroğlu, 01.06.2018 tarihinde yaptığı konuşmasında, Türkiye’de iktidarların harcamalarını gözler önüne serdi. 95 yıllık ülke tarihinin, son 16 yılıyla ilk 79 yılını kıyasladığı konuşmada ortaya koyduğu ekonomik veriler dikkat çekicilikten öte, birçok soruyu da gündeme yeniden getirmiş oldu.

Kılıçtaroğlunun verilerine göre, 79 yıllık değişik partilerin iktidarı döneminde toplam gelir (harcanan para) 713 milyar dolar. Bunun yanında 16 yıllık AKP iktidarı döneminde harcanan para ise 2 trilyon 94 milyar dolar! (1)

Geriye dönüp baktığımızda, AKP dönemi hariç, tüm iktidarlarda, yollardan barajlara, fabrikalardan köprülere, okullardan lojmanlara, hastanelerden sağlık ocaklarına kadar birçok yatırım yapılmış. yapılan askeri harcamalar, alınan uçak ve gemiler, memur ve işçi maaşları ve devletin diğer giderleri de yapılan tüm yatırımlar dahil, 79 yılda 713 milyar dolarlık harcamanın içerisinde!

16 yıllık AKP döneminde ise yol ve ceza evleri hariç devlete ait bir yatırım yok. Ne bir hastane, ne köprü ne de fabrika yapımı var. Aksine, 79 yılda devlet tarafından üretilen tüm yatırımlar satılmış ve halâ satılmakta!

Devletin iki kalem hariç yatırıma giden harcaması olmamasına, yapılan yatırımların YİD (Yap-İşlet-Devret) ve KÖİ (Kamu-Özel-İşbirliği) yöntemiyle ve “devletten kuruş çıkmadan” yapılmasına rağmen bunca harcama ne için yapıldı?

Merak etmemek mümkün değil!

79 yıllık dönemde, yıllık ortalama 9 milyar dolar olan devlet harcaması bir anda yıllık ortalama 131 milyar dolara çıkıyor!

Yıllık ortalama 9 milyar dolarla hemen her türlü yatırım da dahil devlet yönetilirken, nasıl oluyor da yıllık ortalama 131 milyar dolarla, hiç yatırım yapılmadan sadece devlet harcamalarıyla devleti yönetenler, üzerine de borçlanıp, cari açık da veriyorlar!

İster istemez kafalarda oluşan ilk soru, “9 milyar dolarla yönetilen devletin iktidarına gelenler 131 milyar dolarla ne yaptı?” sorusuna cevap aramak oluyor.

Kılıçtaroğlu’nun verilerinin yarısını abartma olarak kabul bile etsek, yine de aradaki fark çok büyük. Neredeyse geçmiş dönemlerin 8 katı fazlası harcama yaparak, ve yatırım yapmadan ve borçlanarak ne yapıldı?

Kendisinin önceki döneminde ortalama 9 milyar dolar olan devlet harcamalarını, kendisiyle birlikte 131 milyar dolara çıkaran AKP iktidarının harcamalarını çıkarabilmek için, önceki dönem devlet harcamalarını kendi rakamlarından düşürerek işe başlamak istiyorum.

Ortalama yıllık harcama olan 131 milyar dolardan 9 milyar doları çıkarınca ortaya çıkan 122 milyar doları bulmaya çalışalım.

122 milyar dolar ve 16 yıl hesaplandığında, önümüzde, 1 trilyon 952 milyar dolarlık ne olduğu belli olmayan harcama kalıyor.

Atatürk Orman Çiftliği arazisi üzerine kaçak olarak inşa edildiği iddia edilen ve “külliye” olarak adlandırılan Cumhurbaşkanlığı sarayını, alınan özel uçak ve zırhlı araçları, askeri harcamaları toplamı 100 milyar dolar etmez.

Suriye mültecileri için 30 milyar dolar harcadıklarını söylemişti. Suriye savaşında da çok fazladan, 100 milyar dolar harcadıklarını düşünelim ki mümkün değil.

Başkaca devlet harcaması da olmadığına göre bu harcamaları düştükten sonra kalan 1 trilyon 722 milyar dolarlık, nereye harcandığı belli olmayan para kalıyor!

Bir de, bu kayıtlı devlet harcamaları kayıtlı gelirler üzerinden yapılanlar!

Kayıt dışı olan, Reza Zarrab aracılığı ile yapılan gelirler, BAE )birleşik Arap Emirlikler) Suudi Arabistan ve Kuveyt’ten Suriye için harcanmak üzere gelen ve milyarlarca dolar olduğu söylenen gelirler/kayıt dışı paralar bu hesabın dışında.

Reza Zarrab’ın verdiğini söylediği/iddia edildiği rüşvetler de bu hesabın dışında!

O zaman tekrar sormak gerekiyor. Harcamalar sonrası kalan 1 trilyon 722 milyar dolar ne oldu?

Bu paralarla ne yapıldı?

Bilmek, öğrenmek, öğrenmeyi istemek hakkımız. Çünkü, bu paralar bizim paralarımız. Bu paraları bizler, ücretlerimizden kesilen vergilerle, alışverişler kanalıyla ödediğimiz dolaylı vergilerle ödedik.

Bu paralar bizden toplandı, bizler için harcanmak üzere ve bu anlamda, bize ait olan paranın hesabını sorma hakkımız da var.

Yaklaşık 35 yıl süren çalışma hayatımın tamamını asgari ücret ile geçirmiş kabul ederek, her yıl doğrudan 5.112 lira en az bir o kadar, hatta daha çok da dolaylı vergi ödemiş oluyorum. 35 yılda toplam ödediğim miktar da 358 bin lira oluyor. 358 bin liralık hesap sormak istiyorum!

Ödediğim kadar hesap sorma hakkına da sahibim ve her insan bu hakka sahiptir.

Hiçbir şekilde izahatı mümkün olamayacak bu harcama rakamlarının ne olduğunu bilmek her vatandaşın hakkıdır.

Acaba, ayakkabı kutularında bulunan paraların ne kadarı benimdi?

Ben asgari ücret misali aldığım emekli maaşıyla hayatta kalmaya çalışırken, verilen lüks yemek partilerinde yenen yemeklerin içindeki hakkım ne kadardı?

Seçim çalışması denilen ve her türlü devlet imkânları kullanarak yapılan propagandalar için benim paramdan ne kadar harcandı?

Vatandaşlarının yarısından fazlası ekmek bulma derdinde olan, kömür ve makarna yardımlarına muhtaç iken, devlet/devlet görevlileri bu kadar lüks yaşam sürer mi?

Kışın sobada yakılsa bitmeyecek bu miktarla ne yapıldı?

Yetim hakkı yenmez” denir.

Ben hem öksüz hem de yetimim.

Benim hakkımı kim/kimler yedi? Bilmek istiyorum

Bu benim hakkım…

 

 

 

 

 

 

1.https://www.cnnturk.com/turkiye/chp-lideri-kemal-kilicdaroglu-2-trilyon-094-milyar-dolar-nereye-gitti

Nami Temeltaş

1956 Elazığ doğumluyum
1977 Diyarbakır Eğitim Enstitüsünden mezunum
Siyasi nedenlerle öğretmenlik yapmadım
1980 sonrası 6 yıl kadar Diyarbakır, Eskişehir ve Antep cezaevlerinde tutsak kaldım
İşçi emeklisiyim