"Enter"a basıp içeriğe geçin

Onurlu Çıkış’a Dair

Bugün sizlere Levent Gültekin’in kitabı Onurlu Çıkış’ı yorumlayacağım. Onurlu Çıkış bizlere neler sunuyor? Öğretileri neler? Vb. hususları anlatmak istiyorum.

Onurlu Çıkış aslıyla Levent Gültekin’in kendi yaşamından yola çıkarak, yazdığı bir eserdir. Bu minvalde öz eleştiri niteliğinin ne derece yüksek olduğunu da okuyanlar bilir. Bizlere tüm farklılıklarımızın zenginlik olduğunu anlatan, ayrılıkları bir tarafa bırakma öğüdüdür. Hangi tarafa dönersek dönelim, hangi düşünceye sahip olursak olalım; bizi birleştiren husus bu ülkenin evladı olmamızdır. Bizlere bildiklerimizi farklı ve özenli bir üslupla sunmakta. Aynı zamanda bilmediğimiz konularda da bizi aydınlatan bir kitap.

Kitabın içeriğine geçmeden önce, bu kitabı herkese tavsiye ediyorum. Biliyorum ki sizlere büyük katkısı olacaktır. Yıllardır bitmeyen ayrımları sonlandırmanız, yeni bir bakış açısı kazanmanız için sizlere kılavuzluk edecektir.

Bu güzel eserin içeriğinden bahsetmek istiyorum: “Bütün gördüklerimden, yaşadıklarımdan ve kendi ideolojik mücadele serüvenimden sonra anlayacaktım ki Türkiye’de Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Alevi sorunu yoktu. Türkiye’nin devlet olamama, bu ülkede yaşayan insanların ise toplum olamama sorunu vardı.”

Kitabın bu kısmı en fazla hak verdiğim kısım oldu. Bizler toplum olabilseydik sorgular, araştırır ve yanlışlara hayır derdik. Devlet olamama kısmına gelinceyse… Devlet (yani siyaset) halkını ve halkının haklarını gözetirdi. Yıllardır içerdeki sorunlarına bir çözüm bulur, insanlarına daha rahat bir yaşam sağlardı. Bence en önemlisi de değerleri yerle yeksan etmezdi.

Kitabın bir başka bölümünde ise Levent Gültekin’in Cine5’ten ayrılmak zorunda kalması, haksızlıklara dur demenin cezası olarak gözler önüne serilmekte. Kitabın bu kısmı fazlasıyla duygulanmama sebebiyet verdi. Yanlışa dur demenin cezalandırıldığı bir ülke olduk, öteki olup biz olamadık.  Tüm bu öğreti veya hatırlatmaları içinde barındıran bir kitap. Bence insan olma, vatandaş olabilme ve insan kalabilmemiz için bu kitap okunmaya değer.

Son sözü kitaptaki bir bölüme/Levent Gültekin’e bırakıyorum.”Hepimizin ülkemizi yaşanmaz hale getiren bu anlamsız kavgalardan, ayrışmalardan uzaklaşıp yenilgi duygusuna kapılmadan onurlu bir çıkışa ihtiyacımız var. Türkiye’nin tümüne bakmamız gerekiyor. Burası hepimizin ülkesi. Ayrım gözetmeden el ele, omuz omuza verip sorunların üstesinden gelebiliriz. Hepimiz için onurlu bir çıkış şart. Diyeceğim budur. Onurlu çıkış: Sizin, benim, öteki için. Hepimiz, ülkemiz, yurdumuz, Türkiye’miz için. En çok da canımızın içi çocuklarımız için.”

(Tüm okurlarıma! Yakında güzel bir öykü ile karşınızda olacağım. Ülkemiz için aynı zamanda üretmek zorundayız. Desteğinizi esirgemeyeceğinizden eminim.)

26.10.1998 tarihinde hayata gözlerimi açmışım.
“Hepimiz bir dünyanın ortak vatandaşlarıyız.” Bundan dolayı ırk, dil, din, memleket… Önemsiz (en azından benim için).