"Enter"a basıp içeriğe geçin

Yöneticilere eğitim şart

Türkiye’nin Avrupa birliği değerlerinden uzaklaştığını her gün duyuyoruz.

Aslında Türkiye toplumu bu değerlerden uzaklaşmadı. Bu değerlerin tamamı, Türkiye toplumunun dini ve kültürel geleneğinden mevcuttur.

Fakat devletlerin yönetim yapısı ve yöneticilerin maddi ve manevi dünya görüşleri, yönetim anlayışları bu değerlerin halka sirayet etmesini etkilemektedir.

Evrensel değerlerden uzaklaşanlar ya da uzaklaştırılanlar Türkiye’yi yönetenlerdir.

Türkiye’yi yönetenlerin, Avrupa birliği değerlerini, cumhuriyet değerlerini bırakın, kendi değerlerinden bile her geçen gün daha da uzaklaştıklarına şahit oluyoruz…

Yöneticilerin maddi ve manevi dünya görüşleri zamana ve şartlara göre adeta mutasyona uğramaktadır, kimyası bozulmaktadır. Doğal olarak yönetilenlerde de olumsuz yansımaları ortaya çıkmaktadır.

Bir toplumun yöneticileri, akıllı, zeki, ahlaklı, eğitimli, bilgili, ferasetli, basiretli ve şuurlu olmak zorundadır. Aksi takdirde toplumsal hastalıklara sebep olacaklardır.

Eğitim yuvalarında kazandığımız değerleri, maalesef evde, sokakta, kahvede, mecliste, medyada,….. kaybetmeye devam ediyoruz.

Bozuk olan eğitim ya da eğitim sistemleri değildir.

Bozuk olan evde, sokakta, kahvede, mecliste, medyada,… boy gösteren insanların akılsız, bilgisiz, ahlaksız, eğitimsiz, şuursuz, basiretsiz, ferasetsiz… söz ve davranışlarıdır.

Eğitim tek yönlü olmamalıdır. Bizler yıllarca eğitimi tek yönlü düşündük. Yani okuldan topluma doğru düşündük. Toplum olarak bozulmuş nesillerimizin sebebi, maalesef eğitimin bu fabrikasyon mantığından kaynaklanmaktadır. Yanlış bir yöntem ve yanlış bir uygulamadır.

Eğitim çift yönlüdür. Hem okuldan topluma hem de toplumdan okula doğru birbirini destekleyecek şekilde sağlam bir ilişki içerisinde verilmelidir.

Eğitim anlayışımızda böyle bir usul ve esası takip ettiğimiz takdirde, artık “eğitim şart” lafını duymaktan kurtulacağız.

Ne yazık ki, öyle bir hâle geldik ki eğitimcilerimiz bile eğitime muhtaç oldu.