"Enter"a basıp içeriğe geçin

Düşmanımsınız

Vatan, kurtulmamaksa kokuşmuş karanlığımızdan,

Ben vatan hainiyim

Nazım Hikmet

Bu ülkeye, ülkede yaşayanlara, çocuklara, anne ve babalara, bu ülkede yaşamaya hakkı olan tüm insanlara, doğaya, hayvanlara, toprağa, işleyişe, huzura, bu ülkendeki yaşama koşullarına zarar veren herkes bu ülkenin ve yaşayanlarının düşmanıdır.

Bu vasıflara uyanlar, düşmanımsınız.

Çocuklar, çocuklarımız.

Geleceğimiz, geleceği bize emanet eden yarınların gerçek sahipleri, bakmaya, sevmeye doyamadıklarımız, saf bakışlı güzel varlıklarımız.

Onların bir kez başını okşayamayanlar, kötü gözle bakanlar, onlara tetik düşürüp kurşun sıkanlar, onların yaşamasına engel olanlar, onları bu hayattan koparanlar, bizleri onsuz bırakanlar, bağrımızın yanmasına, ağıtlarımızın gökyüzünü sarmasına neden olanlar, düşmanımsınız.

Geleceğimizi rahminde yaratan analarımız.

Sadece bizleri dokuz ay on gün karnında taşıması, çektiği tüm acılara rağmen doğurması, sütünü emzirmesi, besleyip büyütmesi, elbiselerimizi yıkaması, yemek yapması değil onu ana yapan.

O, girdiği evi yuva yapan, yurt yapan, yaşam veren, toprağın bağrını kazıp eken, sadece çocuklarıyla eşini değil öküzünü de besleyen, yaşama dair ne varsa elinden geçmiş, yaşamı doğurmuş, onsuz yaşamın olamayacağı varlıklarımız, analarımız.

Onlara el kaldıran, onlara ses yükselten, azarlayan, aşağılayan, onlara tecavüz eden, onlara silah çeken, mermi sıkan, yaralayan, müdahale edilmesine izin vermeyen, öldüren, ölüsünün alınmasını engelleyen, gömülmesine karşı çıkan ve günlerce soğuk taşların üzerinde yatmasına göz yumanlar, düşmanımsınız.

Eli nasır tutmuş, yüzü susuzluktan kurumuş toprak misali çatlamış, her şeyini çocuklarına adamış, umudunu kaybetmemiş babalarımız, dedelerimiz, atalarımız.

Doğduğunuz dede topraklarında yaşamanızı çok gören, aldığınız üç kuruşla çocuklarınıza ekmek götürmenizi engelleyen, yıllarınızı harcayıp çocuklarınızı içine koyduğunuz evleri başınıza yıkan, iş yerlerinizi yakan, sizleri açlığa mahkum eden, çocuklarınızın, eşlerinizin sefaletini size seyrettiren, sizi çaresiz bırakan, sizi aşağılayıp hor gören, öpülesi ellerinizi kırmaya çalışanlar, düşmanımsınız.

Kim olursanız olun, hangi makamda, hangi yetkilerle oturuyor olursanız olun, seçilmiş veya atanmış, fark etmez.

Size emanet edilen ve bu topraklarda birlikte yaşayıp, birlikte üretip, birlikte var eden vatandaşların asıl sahibi olduğu değerleri koruyamayan, korumayan, değer bilmeyen, hesap bilmeyenler,

Olması gerekenleri değil kendine göre olanları yapan ve bu nedenle zarar veren, ülke değerlerini kayba uğratan, ülke değerlerini yandaşlarına bedelsiz veren, peşkeş çekenler,

Yolsuzluğa karışan, çalan, vatandaşlara ait olan devlet varlıklarını düşüncesizce harcayan ve bu anlamda vatandaşların zarar uğramasına, yoksullaşmasına, aç ve sefil dolaşmasına neden olanlar, düşmanımsınız.

Bu topraklarda yaşayan ve ‘’vatandaş’’ statüsünde olanları, sağ ve sol, suni ve Alevi, ilerici ve gerici, Türk ve Kürt, vatansever ve Vatan haini gibi sıfatlarla bölen, birbirine düşman eden, insanları kamplaştırıp çatışmalar çıkartan, savaşı körükleyenler,

Sınırlarımıza komşu olan ülkelerin iç işlerine müdahale edip savaş çıkmasına, insanların ölmesine neden olanlar, orada bulunan Türkmenler dışında kendi vatandaşlarının akrabası veya yakını olan Kürtlerin, Ezidilerin, Süryanilerin ve diğer kimliklerin ölmelerine göz yuman, onları düşman kabul ederek ikilik yaratanlar,

Ülkeler arası savaşa neden olabilecek kararlar veren, olaylar yaratan ve bu nedenle ülke ekonomisini onarılamayacak duruma getirerek kendi vatandaşını ekonomik olarak zor duruma düşürenler, düşmanımsınız.

Kendisi Armut’u sapıyla yutup ülkedeki yaşam koşulları altında ezilerek yaşamaya çalışan asgari ücretle çalışanlarla dalga geçer gibi “Sekiz yüz lira büyük para, o parayla geçinilir” diyenler,

Yüzlerce ölümün yaşandığı maden faciasının hemen ertesinde, ölenlerin yakınlarını teselli etmek yerine onları tekmeleyenler,

Aynı topraklarda yaşayıp, aynı vatandaşlık hakları ve görevlerine sahip, aynı vergileri vererek harcamalara aynı katkıyı sunanlar içerisinde bulunup, sünni Müslüman olmayan, farklı inanış sahiplerine, inanışlarını istedikleri gibi yapmalarına müsaade etmeyen, engelleyen, onları aşağılayan ve hor görenler,

İnsana, insan olmasından kaynaklı saygı göstermeyen, makamının gücünü sadece kendisi için kullanıp insanlar için olumsuz kullanan, insanlara eşit davranmayan, nedeni ne olursa olsun insan haklarını ve özgürlüklerini çiğneyenler, düşmanımsınız.

Kötü muamele eden, görevleri nedeniyle verilen gücüyle kötü muamele eden, işkence eden, yetkisini kötüye kullanan, yetkisini aşan, yasaları çiğneme hakkını kendinde gören, çıkarları için yalan söyleyen, yalanlarıyla kurum ve kuruluşları yanlış yönlendiren, adil olmayan, adaletin çalışmasına engel olanlar, düşmanımsınız.

Kimlikleri ne olursa olsun, dini, dili, rengi veya cinsiyeti ne olursa olsun, insandan yana, insan haklarından ve özgürlüklerinden yana, adaletten yana, eşitlikten yana olmayanlar, düşmanımsınız.

İnandıklarım, düşündüklerim ve hissettiklerim bunu gerektirdiğinden, ben de sizin, sizler gibilerin düşmanıyım.

Nami Temeltaş

1956 Elazığ doğumluyum
1977 Diyarbakır Eğitim Enstitüsünden mezunum
Siyasi nedenlerle öğretmenlik yapmadım
1980 sonrası 6 yıl kadar Diyarbakır, Eskişehir ve Antep cezaevlerinde tutsak kaldım
İşçi emeklisiyim