"Enter"a basıp içeriğe geçin

Darbeler-2

Bir önceki yazımda (Darbeler-1 – Bknz: http://fikirkazani.com/2017/12/03/darbeler-1/ ) darbelerden kısaca bahsetmiştim ve Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde yaşanan iki büyük darbeyi Sultan Abdülaziz Han’ın ve II. Abdülhamit Han’ın düşürülmesini yazmıştım. Bu yazımda ise (Darbeler-2) Cumhuriyet tarihimizde yaşadığımız darbeler ve muhtıraların ne olduğu ve etkilerini yazdım.

 

27 Mayıs Darbesi

Askerî darbe “bir ülkede silahlı kuvvetler mensuplarının silah zoru ile ülke yönetimine el koyması demektir.” Askeri darbeyi gerçekleştirecek olan darbeci askerlerin dile getirdikleri genellikle “hükümetin sorunları çözemediği, demokrasiyi yok ettiği bu yüzden askeri kuvvetlerin ülkeye yönetimine el koyduğu ve demokrasiyi getireceklerine” gibi başlıca nedenleri gösterirler ve ülke yönetimine el koyarlar.

Cumhuriyet tarihimizin ilk darbesi 27 Mayıs 1960 tarihinde gerçekleşti bu darbe ilk askeri darbedir. Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile birlikte idam edilen üçüncü isim Maliye Bakanı Hasan Polatkan’dır.  Darbe gerçekleştikten hemen sonra 38 üyeden oluşan Milli Birlik Komitesini  (MBK) oluşturdular. Darbenin ardından Demokrat Partili vekillerin tutuklandı, Demokrat Parti yöneticileri ve bazı gazeteciler gözaltına alındı.

27 Mayıs darbesi sonucunda Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve halk arasındaki ilişki, iletişim kayboldu.

Not: 60 darbesinden sonra 71 muhtırasından önce iki başarısız darbe girişimi oluyor. Bu iki başarısız darbeyi Kara Harp Okulu Komutanı Kurmay Albay Talat Aydemir gerçekleştirdi.

 

 12 Mart 1971 Muhtırası

12 Mart aslında bir darbe değildir muhtıradır yalnız darbe kadar etkisi olmuştur. 1971 yılına giden yolda düzensiz bir ortamın olduğunu askeriyenin bu düzensiz ortamdan boşluk bulup zamanın Cumhurbaşkanına muhtıra verildi.

Muhtıra sonucunda devletin üst kademelerindeki siyasetçiler istifa etti. Muhtıradan önce yaşanan kaos ortamı muhtıradan sonra giderilemedi. Muhtıradan önceki gibi ülke yine düzensiz bir ortamın içindeydi.  12 Mart muhtırası hiçbir sorunu çözememiş, hayatı daha da kötü hale getirmiştir. Farklı görüşlü insanların özelliklede farklı görüşte olan üniversite öğrencileri bir birine saldırılar düzenledi. Bu yıllarda gençlik ve işçi hareketleri yaşandı. Eylemler, protestolar ve yürüyüşlerin yapılmasına izin verilmedi. İşçi hakları savunucuları ile darbeciler arasında gerilimler yaşandı. Bu muhtıra sonucunda hükümet istifa etti ve yeni hükümet kuruldu.  12 Mart bir nevi 12 Eylül darbesine zemin hazırlamıştır.

 

12 Eylül Darbesi 

Darbelerden biride 12 Eylül darbesidir. Darbeden önce ülkenin çokta refahta olduğu söylenemez. Özellikle 1970 yılının ikinci yarısından sonra toplumu derinden etkileyen toplumsal olaylar yaşandı. Siyasi cinayetler, katliamlar ve siyasi krizler 12 Eylül darbesine giden en önemli nedenlerin başında gelmekte.

12 Eylülden önce en büyük ve en önemli siyasi kriz Cumhurbaşkanın seçilememesi. 6 ay boyunca cumhurbaşkanı seçilememiştir. Bu 6 aylık süreçte 114 tur yapılmasına rağmen sonuç çıkmamıştır.  Bazı siyasi cinayetler yaşanmıştır.  1971-1972 yıllarında başbakanlık görevinde bulunan Nihat Erim başta olmak üzere siyasi parti üyeleri öldürüldü.

Darbe gerçekleştikten sonra parti liderleri gözlem altına alındılar. Siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri kapatıldı. Darbe ile yapılan 1961 anayasası yürürlülükten çıkarıldı ve de sonucunda yıllarca Türkiye’nin başına bela olacak ve etkisi yıllarca devam edecek bir anayasa hazırlandı. 1982 anayasası. 1982 anayasasını halkın %92 si kabul etti. Yeni cumhurbaşkanı da komuta zincirin başında olan Kenan Evren oldu.

Darbeci hainler, Milli Güvenlik Konseyini oluşturdular. Yasama, yürütme ve yargıyı tek elde tutarak diktatör bir yapıyı ortaya çıkardılar. Zamanın önemli siyasetçileri siyasetten uzak kaldı. Diyarbakır başta olmak üzere Mamak ve Metris hapishanelerde yüzlerce kişi işkence gördü ve yüzlerce kişi öldü. 650 bin kişi gözaltına alındı, 230 bin kişi yargılandı, 7 bin kişi için idam cezası istendi 517 kişi ise idam edildi.

 

28 Şubat Dönemi

Postmodern darbe olarak bilinir. 4 Şubat tarihinde Ankara sokaklarında tanklar geçti. Bu yaşananlar, tankların sokaklardan geçmesi darbenin olacağının önceden bir habercisidir. 28 Şubat tarihinde yapılan ve 9 saat süren Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonucunda açıklanan karar ile başladı. 28 Şubat öncesinde faili meçhul cinayetler, toplumsal olaylar ve Ekonomik kriz yaşandı.

Bu darbe sonucu halkı derinden etkileyecek birçok olay yaşandı. 28 Şubat darbesi sonucunda binlerce insan mağdur oldu. Refah partisi kapatıldı. Muhafazakâr kesime yönelik kısıtlamalar getirildi. İnsan hakları ihlalleri yaşandı, İmam Hatip Liseleri kapatıldı,  kız öğrencilerin okula başörtüsü ile gitmeleri yasaklandı ve ikna odaları kuruldu. Bu ikna odaları başörtüsü takanların başörtülerini çıkartmaları istendi. Birçok kamu personeli işinden olmuştur.

28 Şubat sürecinin kendilerinin istedikleri gibi gitmesini istedikleri için “Batı Çalışma Grubu” diye bir grup kurulmuşlardır ve bu sayede yaşanan gelişmeleri takip edip denetlemişlerdir.

Twitter:         https://twitter.com/yns_1649

Instagram:   https://www.instagram.com/ynsemre4916/?hl=tr

Facebook:     https://www.facebook.com/profile.php?id=100014285734684

Yunus Emre Yalçın

‘Mir Yunus’ lakaplı Yunus Emre Yalçın, 2002 yılında Bursa’da doğdu. Bursa Özlüce Rasim Özdenören Anadolu İmam Hatip Lisesinde, eğitim görmekte olan Yunus Emre Yalçın aslen Muşlu’dur. Daha küçük yaşlarda iken siyasete, politika’ya ve edebiyata  merak salmış ve kendini bu alanlarda geliştirmiştir. Ortadoğu üzerine makaleleri bulunmaktadır. Yunus Emre Yalçın, siyasi ve edebi yazılar yazmaktadır.