"Enter"a basıp içeriğe geçin

Deprem, Türkiye ve İran

Geçtiğimiz pazar günü Irak Kürdistan’ının Süleymaniye kentinde 7.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Bağdat, Kerkük ve Erbil’de deprem şiddetli hissedildi. Irak ve İran sınırında hissedilen deprem ülkemizin ise Güney Anadolu Bölgesi’nde hissedildi. Diyarbakır, Mardin, Hakkari, Gaziantep başta olmak üzere Güney Anadolu’da birçok şehirde deprem hissedildi. Deprem en çok İran’ı etkiledi özellikle Kirmanşah bölgesinde yüzlerce insan öldü, on binlerce insan ise evinden ayrılmak zorunda kaldı.

Depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan (C.C) Rahmet yaralılara şifâ diliyorum.

Türkiye her zaman olduğu gibi bir kez daha mazlumların umudu olduğunu depremin haberini alır almaz harekete geçerek göstermiş oldu. Başta Kızılay olmak üzere birçok sivil toplum örgütü bölgeye yardım gönderdi.  Türk Kızılay’ı hemen harekete geçti ilk başta 3.000 çadır, 10.000 battaniye, 1 mobil mutfak, 3.000 ısıtıcı ve 10.000 yatak sevkiyatı yapıldı. Daha sonra yardımlar devam etti. Şuana kadar bölgeye 66 TIR’lık insani yardım malzemesi sevk edildi.

Referandum süresi ve sonrası için ilişkilerimizin kötü olduğu IKBY ile aramızda esen sert rüzgâr son buldu.

Bakıldığında ne kadar yardımsever bir millet olsak bile içimizde yaşayıp bizi bozmaya çalışan ırkçı düşüncede insanların olduğunu hatırlatmak isterim. Bu ırkçı düşüncede insanlar Süleymaniye’deki depremin ardından kendilerini bir kez daha gösterdiler.

Biri “hayır hazır deprem olmuş bırakalım gebersinler” diye tweet attı. Bu tweeti atan şahısın çalıştığı özel hastane gelen yoğun tepkiler üzerine işten çıkarttı.

***

Deprem en çok İran’ı etkiledi. İran’da yüzlerce insan hayatını kaybetti. On binlerce insan evlerinden ayrılmak zorunda kaldı. Depremden bir gün sonra İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Cihangiri, yaptığı konuşmada “Maalesef dün akşamki depremde Kirmanşah’ta yıkılan binaların çoğu (devlet tarafından yapılan) Mehr Evleri’ne ait yapılar.” dedi.

İran maalesef tam olarak bölgeye yardım ulaştırmakta zorluk çekti, çekiyor.

Sosyal medyada gördüğüm bir videoda İran’ın doğusunda Kürtlerin ağırlıkta yaşadığı bölgede yaşayan ve depremden etkilenen iki Kürt “Şimdiye kadar Kürt bölgelerine bir tek İran Pasdarını bile gelip halimizi sormadı. Ayrımcılık yapıyorlar. Evimiz tamamen tahrip oldu. Bazı evlerde 10 kişi hayatını kaybetti. Maalesef onları taşıyacak bir tabut bulamadık. Kendi imkânlarımızla cenazelerimizi kaldırıyoruz. Elimizde bir şey kalmadı. Neredeyse kimse sağ kalmadı. Zahawa, Serceyran, Serqerlax bölgeleri perişan halde. Hiçbir İranlı yetkili gelip halimizi sormadı. Qeleşeyan mıntıkası yerle bir oldu. Allah ve Kuran adına yemin ederim ki 3 gecedir dışarıda uyuyorum. Cebimde beş para yok. Yola çıkıp yardımsever insanlardan ekmek alıyoruz.” Dedi.

İran’da yaşayan iki Kürt’ün yapmış olduğu bu siteme dahi baktığımızda İran’da ayrımcılığın ne kadar ileriye gittiğini görüyoruz.

‘Mir Yunus’ lakaplı Yunus Emre Yalçın, 2002 yılında Bursa’da doğdu. Bursa Özlüce Rasim Özdenören Anadolu İmam Hatip Lisesinde, eğitim görmekte olan Yunus Emre Yalçın aslen Muşlu’dur. Yunus Emre Yalçın daha küçük yaşlarda iken siyaset ve politika’ya merak salmış ve kendini bu alanlarda geliştirmiştir.