"Enter"a basıp içeriğe geçin

Referandumun Ardından

Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin referandum kararı almasından sonra Irak’ın içinden çıkacak Kürdistan devletinin Türkiye’ye bir tehdit teşkil etmediğini bende dâhil olmak üzere birçok Kürt referandum süresince dile getirdi.

Türkiye, Irak’ın içinden çıkacak devletin bir tehdit olduğunu düşünerek referanduma karşı çıktı. Referandum tarihi yaklaştığında ise açıklamalarımız daha da sertleşti. İki sene önce kurulacak Kürdistan’ın Irak’ın bir iç sorunu olduğunu söyleyen Erdoğan’ın referandum açıkladıktan sonra %180 derece dönüp özellikle referanduma son iki-üç hafta kala yaptığı sert çıkışlar Irak politikamızın ve muhatabımızın değiştiğini gösterdi.

Bugün gelinen noktaya baktığımızda ise tüm ikazlara rağmen başta komşu devletler ve dış güçlerin karşı çıkmasına karşın Mesut Barzani referandumu iptal etmeme kararı aldı. Referandumdan sonra yaşanan gelişmeler ise IKBY’nin gücünü zayıflattı. Referandumdan önce IKBY’nin durumunun şuan içinde bulunduğu duruma göre daha iyi olduğunu söylemek mümkün.

Referanduma bu kadar karşı çıkılmasına rağmen Mesut Barzani’nin ısrarının yanlış bir karar olduğunu söylemenin doğru olduğunu söylemek gerek. Bunu Bölgesel Yönetimin Bağdat’a yaptığı görüşme çağrılar ile de görmüş olduk.

Referandum sonrası yaşanan gelişmelerde Kerkük ve tartışmalı bölgelerin Irak merkezi hükümetinin ve Haşdi Şabi terör örgütünün eline geçmesi, Barzani’nin elini zayıflattı ve 2013 sınırına dönmesine neden oldu.

Barzani’nin arkasında ABD’nin olduğunu iddia edenler de büyük bir yanılgıya düştü. ABD, Barzani’nin Türkiye ile yakınlaşıp yaptığı anlaşmalardan rahatsız olacak ki Barzani’ye desteğini geri çekti.

Bölgenin kazananı ise Irak ve İran oldu, özellikle İran referandum süreci boyunca oynadığı oyunu çok iyi yönetti. En büyük müttefikimiz olan IKBY ile aramız açıldı. İran ve Irak ile bir yakınlaşmaya girdik.

Yeni süreçte bölgede yaşanan gelişmelerde ve anlaşmalarda muhatabımız Irak olacaktır.

Referandum boyunca ümmet anlayışı yerine milliyetçilik duyguları ön planda yer aldı, kutuplaşmalar kendini gösterdi.

Referandum’un yapılması bölgeye yeniden bir hareketlilik kazandırdı. Yıllarca Suriye’de ölen o kadar masum insan için, ümmet için bir araya gelip anlaşamayan komşu devletler bir anda milli çıkarları için aynı safta yer aldı.

Sonuç olarak baktığımızda Irak eski sınırlarını kazandı ve bazı yerler İran eksenine girdi. Türkiye ise bölgede bulunan en büyük müttefikini kaybetti. IKBY ve Barzani ise yanlış siyasi kararlardan ötürü kaybetti.

‘Mir Yunus’ lakaplı Yunus Emre Yalçın, 2002 yılında Bursa’da doğdu. Bursa Özlüce Rasim Özdenören Anadolu İmam Hatip Lisesinde, eğitim görmekte olan Yunus Emre Yalçın aslen Muşlu’dur. Yunus Emre Yalçın daha küçük yaşlarda iken siyaset ve politika’ya merak salmış ve kendini bu alanlarda geliştirmiştir.