"Enter"a basıp içeriğe geçin

İdlib

Beşşar Esad’ın danışmanı olan Bouthaina Şaban iki ay önce bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada Suriye’deki savaşın “Sondan bir önceki aşamasına” geldiğini söyledi.

Geçtiğimiz ay ise Kazakistan’ın başkenti Astana’da Türkiye, Rusya ve İran Suriye ile ilgili dördüncü çatışmazlık bölgesi olan İdlib konusunda anlaşma sağladı.

Astana’da yapılan görüşmelerin amacı muhalifler ile rejimi bir araya getirip muhalifler ve rejim arasında anlaşma sağlayabilmekti.

İdlib’in Bölge Açısından Önemi

İdlib, bölge açısından önemli bir konuma sahiptir. İdlib 2015 yılında muhalif grupların eline geçti. Esad rejiminin elinde bulundurmadığı büyük bölgelerden biridir. Bakıldığında İdlib;

1.) Yüksek bir nüfusa sahip

2.) Bölgede rejimin hâkim olmadığı büyük bölgelerden biridir ve Terör örgütleri\Muhaliflerin elinde.

3.) Akdeniz’e çıkış olasılığı ve bölge için önemli şehirler olan Lazkiye-Halep-Hama’ya giden yollar bulundurması.

İdlib, Esad rejimine karşı gelen terör örgütlerinin\muhaliflerin hâkim olduğu büyük bölgelerin başında gelmekte. Rusya bölgeye en hâkim olan ülke, Esad rejimini de açıkça destekliyor. Rusya, Suriye’de Esad rejiminin devamı için Esad’a muhalif olan tüm gruplara karşı gelmekte.

Geçtiğimiz bir aylık sürece baktığımızda Astana görüşmeleri, Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya Başkanı Putin ile Ankara’da ki görüşmesi ve hem Erdoğan’ın, hem de Hulusi Akar’ın İran ziyareti bir operasyonun olacağının habercisiydi.

Türkiye İdlib hamlesinden önce Rusya ve İran ile görüşmelerinde her iki devletinde rızasını aldığını söylemek yanlış olmaz.

Hatta bundan bir ay önce Erdoğan’ın Astana’da Beşşar Esad ile görüştüğü de iddia edildi. Astana dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan’a “Sosyal medyada bir şeyler dolaştı, sizin ile Esad arasında bir görüşme olduğu yönünde. Özel olarak birileri mi dolaştırıyor bu tür iddiaları?” sorusu yönetilince “Herhalde birileri özel dolaştırıyor. Ben Esad ile görüşmedim, görüşmeye de pek niyetim yok.” yanıtını verdi.

Türkiye’nin İdlib’e Girmesi

TSK bölge için hazırlık içindeydi. Sınıra askeri birlikler ve zırhlı araçlar sevk edildi. Cumhurbaşkanının 7 Ekim’de ‘İdlib’de ciddi bir harekât olduğunu ve bu harekât Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) yönettiğini askerimizin ise orda olmadığını’ yaptığı konuşmada dile getirdi.

Türkiye beş günlük keşif çalışmasının ardından 12 Ekim’de akşam saatlerinde TSK İdlib’e girdi. 13 Ekim’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Partisi’nin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’ndaki konuşmasında “Nitekim işte ‘Bir gece ansızın gelebiliriz’ dedik ve bu gece bildiğiniz gibi Silahlı Kuvvetlerimiz, Özgür Suriye Ordusu ile İdlib’le ilgili şu anda operasyonunu başlattı. Çünkü oradaki mazlumların üzerine gelenler, o mazlumlara, mağdurlara bunca silahla saldıranlar, rejim, ne yazık ki bütün bunlar karşısında bize tarihi bir sorumluluk yüklüyor.”

Türkiye’nin İdlib’e girmesinin en önemli iki nedeni;

1.) İdlib’de çıkacak büyük bir savaşın sonucunda İdlib’den Türkiye’ye büyük bir nüfusun gelmesini önlemek.

2.) PKK, Akdeniz’e çıkabilmek için İdlib’in bir bölümünü ele geçirmeli Türkiye’nin bu hamlesi PKK’nın Akdeniz çıkmasını engelleyecektir yani Türkiye yaptığı bu hamle ile terör örgütünün Afrin’den İdlib’e girmesini de engelledi.

İdlib’i 2015 yılının sonlarına doğru terör örgütleri yönetti, İdlib’e hâkim olan terör örgütü Heyet Tahrir El Şam’dır. Terör örgütleri arasında zaman, zaman tansiyon yükseldi. Yakın zamana baktığımızda Ahrar El Şam terör örgütü ile Heyet Tahrir El Şam terör örgütü arasında çatışma çıkmıştı.

Esad rejimi kendisi için büyük tehdid olan muhaliflerin bulunduğu İdlib’e bir operasyon düzenlemek niyetindeydi. Esad rejiminin İdlib’e girmesi sonucunda İdlib’de namluların halka dönmesi sonucunda birçok insan Türkiye’ye sığınmak sonucunda kalacaktı.

Türkiye İdlib’in içinden, dışından ise Rusya kontrol edecek. HTŞ’nin ise İdlib’te yirmi bin silahlı üyesi bulunmakta.

Türkiye’nin İdlib’e keşif için girdiği günden sonra İdlib’de Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile Heyet Tahrir El Şam (HTŞ) arasında anlaşma yapıldı. Anlaşmaya göre İdlib’in kuzeyi yani Afrin sınırı ÖSO’ya bırakıldı HTŞ tarafından ayrıdan da İdlib ve Afrin sınırında bulunan üç nokta TSK’ya bırakıldı.

HTŞ’nin Tavrı

HTŞ ilk başta İdlib’e girecek gruplara yönelik olarak “İşgalci Rusya’nın yanında duran gruplar şunu iyi bilsinler ki, İdlib onların gezip tozacağı bir yeri değildir. Cihad ve istişhad aslanları onları gözetlemektedir. Anasını evlatsız, çocuklarını yetim, eşini dul bırakmak isteyen oraya ayak bassın. Haber ise duyduklarınız değil gördükleriniz olacaktır.”

Bu açıklamayı yaptıktan sonra Türkiye’nin İdlib’e girmesi ile “Mücahitlerin nüfuzu altında Türk Ordusu’nun sınırlı bir güçle İdlib’e girerek Afrin’deki YPG’ye karşı bir pozisyon almak istemesi nedeniyle direniş göstermeyeceğiz.” (Bknz: http://www.gazetevatan.com/hts-den-iki-farkli-aciklama-1110314-gundem/ )   açıklaması geldi HTŞ tarafından.

‘Mir Yunus’ lakaplı Yunus Emre Yalçın, 2002 yılında Bursa’da doğdu. Bursa Özlüce Rasim Özdenören Anadolu İmam Hatip Lisesinde, eğitim görmekte olan Yunus Emre Yalçın aslen Muşlu’dur. Yunus Emre Yalçın daha küçük yaşlarda iken siyaset ve politika’ya merak salmış ve kendini bu alanlarda geliştirmiştir.

İlk Yorum Sizden Gelsin

Bir Cevap Yazın