"Enter"a basıp içeriğe geçin

Türkiye, yeni oligarşik ittifakların tuzağında…

Türkiye’de siyasî iradeler yıllarca bürokratik oligarşiden yakınıyorlardı. Demokrasinin, insan haklarının, gelişmişliğin, kalkınmışlığın, insanca yaşamanın, adaletin,… olumlu anlamda birçok niteliğin önündeki engel, bürokratik oligarşi olduğu kabul ediliyordu.

Bürokratik kurumlar, siyasî otoritenin yani seçimle gelen hükûmetin emirleri ve programları doğrultusunda faaliyetlerini yürütmektedir. Siyasî otorite, yapamadığı yada yapmak istemediği birçok uygulamanın sebebini bürokratik oligarşiyi adres göstererek eleştirir. Kısacası seçilenler, tüm sorumluluğu ve günahı atanmışlara yüklemektedir.

Siyasî otorite geçmişte, atanmışları daima çete olarak görüyordu. Bürokratik oligarşi, atanmışların oluşturduğu çete olarak kabul ediliyordu. Devlet kurumlarında bu örgütlenmelerin olduğu sık sık dillendiriliyordu.

Şikayetçi oldukları kurumların, kendilerinin atadıkları müsteşarlar vasıtasıyla yönetildiğini görmezden geliyorlardı. Çeteyse, oligarşiyse kendilerinin oluşturdukları ve yönettikleri kurumlardı. Bu durumu da halktan gizliyorlardı.

Koltuğu kendisine amaç edinen bürokratlar da, hukuksuz ve usulsüz bir çok faaliyetin asıl sebebinin siyasî irade olduğunu açıklamıyorlardı yada bazı gerekçelerle açıklayamıyorlardı. Çünkü hukukî hükümler ve yargı kurumları kurum içi faaliyetlerin açıklanmasını devletin mahrem bilgisi kabul edip engel olmaktadır. Bu durum devlet sisteminin, düzenli ve şeffaf bir şekilde denetlenmesine ve yönetilmesine engel olmaktadır.

Şunu unutmayalım, denetimsiz yönetilen kurumlar devletleri felce uğratır.

Yıllar sonra, oligarşi kimliğini, seçilmiş devlet memurları yani siyasî irade taşımayı amaç edindi. Artık devleti istediği gibi yönetebilme gücüne kavuşmak için dar siyasî oligarşik yapıyı kurmaya çalıştı. Bu yapı, yapmak isteyip de yapmasına engel olabilecek kurumların yetkilerini adım adım çıkardığı yasalarla elinden aldı. Artık kurumların vermiş olduğu kararlar, ne tanındı ne de kararlara saygı duyuldu.

Maalesef yeni Türkiye, eski Türkiye’ye rahmet okutacak uygulamalara imza atmaya devam etmektedir. Devleti düzenli ve şeffaf bir şekilde denetleyebilecek mekanizmalar bir bir yok edilmektedir.

Şu anda siyasî oligarşiyi frenleyebilecek hiçbir mekanizmamız bulunmamaktadır. Devletin tüm köklü kurumları, siyasî oligarşinin tüm illegal plan ve uygulamalarına göz yummaktadır.

Siyasî oligarşi ve bürokratik oligarşinin oluşturduğu yeni oligarşik yapı, hangi oluşumlara, ülkelere ve yabancı sermayelere hizmet ettikleri meçhuldür. Bu oligarşik yapı Türkiye’yi adım adım bilinmez felaketlere sürüklemeye devam etmektedir.

Darbeleri, eşlerden, eniştelerden haber alan yöneticiler olduğu sürece, bu ülke darbeler ülkesi olmaya devam edecektir.