"Enter"a basıp içeriğe geçin

Biraz Kızıl, Biraz Mavi

Yeni bir akşam, yarın yepyeni bir sabah olacak. Belki ters tarafımızdan kalkacağız, belki umutlu ve mutlu. Hiçbir şeyimiz kesin değil bu hayatta. Çok sevdiğim ve sözlerinde kendini bulduğum bir şarkı var. Şöyle geçiyor içinde ‘Biraz kızıl, biraz mavi’ hayatta yaşadıklarımız da öyle değil mi? Kızıl olanlar belki sinir yaratanlar, mavi olanlar içimizi umut ve mutluluk dolduracak olanlardır. Çok duygusal girdim yahu. Niye böyle oldu anlamış değilim, havalardan sanırım veya bir edebiyat tarzı yaratmaya çalışıyorum. Çok başarılı olduğumu söyleyemem bu konuda. Çok severim, okurum da fakat beceremem, imgeyi abartır, şiir okurken boğulur gibi hissederim. Herkes başaramaz bu boğulma işini onda da ben başarılıyım vesselam. Yeni bir dergi işine gireceğiz demiştim önceki yazılarımdan bir tanesinde. İşte bu dergimiz biraz edebiyat, biraz kültür, biraz sanat kokacak. O yüzden biraz kendimi geliştireyim şu edebiyat konusunda diyorum ne dersiniz?

Kitap, şiir ve edebi metinler önerilmesi bekleniyor…

ABD, Reina saldırısını düzenleyen kişiyi Suriye’de öldürmüş
Peki soruyorum size, bunun bize şu anda ne faydası var? Yılbaşı gecesi o kadar kişi katledildiğinde sadece telefon görüşmesi yapan ABD neyin peşinde? Evet, mutlu olduk mu olduk, sevindik mi sevindik, fakat ikiyüzlü olmaya ne hacet? Bir de bunu, kendisi açıklamış nispet yapar gibi? Ben inanmıyorum arkadaş dostluklarına, müttefikliklerine. Bir hocam vardı (edebiyat), hep “Anti-Amerikan olun, çok şey kazanır, hiçbir şey kaybetmezsiniz” derdi. Bunun yeni yeni farkına varıyor ve bu sözü bu günlerde hep aklıma getiriyorum.

Kalbimiz oradaydı
Dün Beşiktaş için özel bir gündü. Fransa’nın Lyon takımı ile oynadıkları Uefa Avrupa Ligi Çeyrek Final karşılaşması tüm Türk halkının yüreğini ağzına getirdi. Çok koyu bir Galatasaraylıyım. Bunu her zaman kıvançla söylerim. Fakat dün kalbim Beşiktaş için çarptı. Tek kelimeyle muhteşem bir futbol oynadılar, fakat sonuç istediğimiz gibi olmadı. Her zaman, her Türk takımının Avrupa’da mutlaka desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Ne demiş Mustafa Kemal Atatürk ‘Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.’

Hafta içi gelen bir mail hakkında
Hafta içi QOSHE sitesinden gelen bir mail ile tabiri caizse irkildim diyebilirim. İçinde bilmem kaçıncı maddenin, kaçıncı fıkrasını görünce kendi kendime ‘Sanırım atıldın Kadir’ dedim. Fakat benimle alakalı bir durum değilmiş bunu tamamını okuyunca öğrendim. Mail hakkında bir fikrim ve düşüncem var. Bunu belirtmek en doğal hakkım diye düşünüyorum. Belirtmem gerekirse, QOSHE sitesinin tamamen tarafsız olduğunu düşünüyorum. Şu anda amatör veya yarı profesyonel mi diyelim kendimize ne diyelim? Neyse, bunun çokta önemi yok aslında. İleride bu meslekte bende yer almak istediğim için o yüzden bu aşamada yaptığım hataları düzeltmek ve görmek, her yazımı editör kontrolünden geçirmek ve çok fazla argo kullanmamak, taraflı bir yazı yazmamaya uğraşmak benim görevimdir. Bunu bir iş olarak görüyor ve bu sitede yazacağım köşem için belki bir hafta düşünüyorum. Şu zamanlarda tarafsızlığın bile zar zor yapıldığını hepimiz biliyor ve görüyoruz. Bunu tartışmak yerine, birlik ve beraberlik içinde köşelerimizi yazıp, daha çok insana bilgi vermek ve ulaşmak için uğraşmalıyız. Teşekkürler QOSHE, teşekkürler Fikir Kazanı.

Yeni bir kitap
Bugün arkadaşımdan ödünç aldığım bir kitaba başladım. Mete Yarar ’60 Yıllık İttifakta Son Gün-Hawler’. Güzel bir kitap İncirlik Üssü ve ABD hakkında derin bilgiler ve olaylar anlatılmış, fakat bir roman şeklinde.Henüz yeni başlamama rağmen çok etkilendiğimi söylemeden geçemeyeceğim. Bitirdiğim günlerde hemen uzatmadan köşeme bu kitap hakkında ki görüşlerimi yazacağımdan emin olabilirsiniz.

Pazar günü oynanacak olan derbi
Çok heyecanlıyım arkadaş nasıl anlatacağım bilmiyorum. Dünyanın en büyük derbilerinden bir tanesi ve ben bu derbi için her seferinde kendimden geçiyorum. Elbette ki belirtmek gerekirse kalbim koyu ve fanatik bir taraftar olduğum Galatasaray’dan yana.Umarım Fair-Play çerçevesinde ve bol ataklı ve sonunda mutlaka Galatasaray’ın kazandığı bir maç olur. Bir taraftar olarak;
Vurduğun gol, yediğin ofsayt olsun Galatasaray…

Günün Sözü
“Arsız güçlü olunca, haklıyı suçlu çıkarır.”
Konfüçyüs

Muhammed Kadir Taşci

1997 yılının Ekim 7 günü dünyaya gelmiş minicik bir bebektim. Eğlenceli yıllardan geçerek ilkokul yıllarına geldim. 7. sınıfa kadar Ataşehir Ali İhsan Hayırlıoğlu İlköğretim Okulu, son 2 yılımı ise Feneryolu Mustafa Aykın İlköğretim Okulun’da tamamladım. Sınavları başarı ile tamamlayıp lise hayatına atıldığımı söyleyemeyeceğim. Herkes gibi orta derecede bir sınav ile Erenköy İntaş Lisesinde öğrenimimi gördüm. Tabi ki liseye giriş sınavım çok iyi olmasa da, lise hayatım başarılı geçti. İlköğretim dönemimden bu yana oynadığım amatör futboldan dolayı spor hayatına yöneldim. Üniversitede bu bölümü okumak istedim fakat nasibimde Üsküdar Üniversitesinde İletişim Fakültesi okumak varmış. 2016 yılında büyük bir korku ile başladığım bu fakültede gerek çalışmalar, gerek projelerle uzun bir yol katederek ilerlediğimi ve bir nebzede olsa korkumu yendiğime inanıyorum. Bloglar, siteler, reklam filmleri,reklamcılık,haber spikerliği, gazetecilik gibi her alanda kendimi birazda olsa geliştirmek istiyorum ve bunun için daha fazla emek ve zaman harcayarak ilerliyorum. İlk adımımı atmaya Qoshe sitesinin Fikir Kazanı kısmında köşe yazılarımı profesyonel olarak yayınlayarak başladım, çeşitli senaryo deneyimlerinde bulunduk arkadaşlarımızla birlikte, haber spikerliği yapıp reji kısmında da bulundum. Kısaca hayatımı özetlemek gerekirse bu olaylar ve yaşanmışlıklar zincirinden ibarettir. Bu site ile birlikte güzel şeyler yapabileceğimize eminim.