"Enter"a basıp içeriğe geçin

Ne zaman sorgulayacağız?

Bir söz vardır “İnanmayan kalp, sinede yüktür”

Naçizane ben de şunu söylüyorum “Sorgulamayan akıl başta yüktür.”

Aklını, kalbini ve vicdanını kiraya vermemiş bir insan, yaşadığı bir toplumda, meydana gelen hadiselere kayıtsız kalamaz. Asıl olan kayıtsız kalmamaktır. Aksi bir durum söz konusuysa, gerçekten büyük bir toplumsal hastalığa yakalanmışız demektir.

Duyarsız ve gaflet uykusundan uyanamayan toplumların akıbeti endişeli karanlıklara sürüklenmektir. Endişeli karanlıklarda gün yüzü görmek sancılıdır, acıdır, çiledir. Umut ve umutsuzluk girdabında sabırdır.

Ey halkım! Gözümüzün önünde meydana gelen şu yaşananları ne zaman sorgulayacağız?

On sekiz adamızı Yunanistan’a peşkeş çekenler sorgulanmalıdır.

Kıbrıs topraklarını Rum yönetimine peşkeş çekilmesine göz yumanlar sorgulanmalıdır.

Birileri, kendi içerisindeki FETÖ’cüleri temizlemeyip; Galatasaray’da Hakan Şükür ve Arif Erdem’in ihracıyla toplumu uyutuyorsa, bu sorgulanmalıdır.

Birileri Fatma Betül Sayan’a yapılanları faşistlikle nitelendirip; çocuklarının gözü önünde Sinan Ogan’a ve Meral Akşener’e yapılanları görmezden geliyorsa, bu sorgulanmalıdır.

Masada Rusya’ya, ABD’ye rest çekemeyip, sonra bu iki ülkeyi Türk halkına şikâyet edenler ve sınırımızda Kürdistan’ın kurulmasında tarihi rol oynayanlar sorgulanmalıdır.

Halkı FETÖ ile uyutup, gizliden gizliye fetöcüler ile müzakere edenler sorgulanmalıdır.

Melih Gökçek ve Bülent Arınç, bir şeyler bilip halktan, yargıdan gizliyorsa ve yargı mensupları hâlâ harekete geçmemişse bu sorgulanmalıdır.

Ülkede yaşananlara sessiz kalıp, siyaset sahnesine dönmek için İngiltere’den kaçak oynayanlar sorgulanmalıdır.

Ülkelerle sıfır problem, stratejik derinlik deyip Türkiye’nin tüm uzak ve yakın komşuları ile ilişkilerimizi bozan, sınırlarımızı stratejik terör bataklığına çevirenler sorgulanmalıdır.

Kendi topraklarımızı yabancılara satarak, kurumlarımızı özelleştirerek gelişen ülke olduğumuzu iddia edenler sorgulanmalıdır.

İtalya’ya uydu sipariş edip sonra uzaya uydu fırlatıyoruz diye toplumu uyutanlar sorgulanmalıdır.

Hasbelkader FETÖ ile teğet geçen gazeteciler aylarca iddianameleri hazırlanmadan içeride tutuklanırken; bu yapıyla kolon döşeyen, kiriş geçen, duvar ören, taban ve tavan ören siyasi ayak sorgulanmalıdır.

Devletin resmi makamları, 15 Temmuz 2016 tarihinden sonraya kadar Fetullah Gülen’in emeklilik maaşını yatırmış, sosyal ve ekonomik haklarını güvence altına almış. 2014 tarihinde Aktif Seni kurmuş. Bu yapıya bağlı şirketlerin zarar uğramaması için şirketlere bir de Kayyım atamış. Eğitim kurumlarına giden öğrencilere eğitime destek kredileri vermiş. Hasbelkader Aktif Eğitim Sen’e üye olan, Bank Asya’ya para yatıran memur ihraç edilip tutuklanıyorsa bu sorgulanmalıdır.

Mahkemelerde hâkim karşısına çıkan 15 Temmuz kalkışmasını gerçekleştiren darbeyle iltisaklı askerler ben darbeci, terörist değilim diyor. Darbeye karşı olan, sokaklarda darbeye karşı günlerce sokaklarda demokrasi nöbeti tutan memur ve siviller dokuz ay iddianame hazırlanmadan silahlı terör örgütüne üye olmakla suçlanıp hapishanelerde bekletiliyorsa, bu sorgulanmalıdır.

Yıllarca teröristlerle masaya oturan, müzakere edenler, vatan evlatlarının şehit edilmesine göz yumanlar; iradesini “Hayır” diye sandığa yansıtan vatandaşları terörist diye itham ediyorsa bu sorgulanmalıdır.

CHP milletvekili Özgür Özel’in, Adil Öksüz AKP mensuplarının desteğiyle yurt dışına kaçırıldı diyorsa, bu sorgulanmalıdır.

MHP milletvekili Ümit Özdağ, Başbakan’ın Hollanda ile yaşadığımız kriz nedeniyle istifasını Cumhurbaşkanı’na sundu diyorsa bu sorgulanmalıdır.

Birileri parti bekasını, ülke bekası diye yutturuyorsa bu sorgulanmalıdır.

Yıllarca varını yoğunu siyasi partilerine harcayan vatandaşlar oldu. Yıllarca meclise girmeyi bekleyen partiler yüzde on barajına takıldı. Referandum şehvetine kapılanlar, yüzde on barajını fark edemeyenler, meclise giremesek de en azından mecliste bir koltuk sahibi olurum niyetini gizleyenler sorgulanmalıdır.