"Enter"a basıp içeriğe geçin

Faşizm Nedir?

Türkiye Cumhuriyeti tarihi birçok baskıcı dönem gördü. Gerek askeri güç ile gerekse polis gücü ile muhalif sesler susturulmaya çalışıldı. İsimler değişti, liderler değişti fakat yönetenler aynı kaldı. Bu sürecin son kısmı olan bu dönemde ise hükümetin giderek daha da faşizm yanlısı olduğunu, demokrasi diyerek ülkeyi yönetenlerin aslında birer faşist olduklarını görmek hiç de zor değil. Mevcut hükümetin son yıllarda yaptıkları, faşizmin temel ilkeleriyle birebir örtüşüyor.

Aşırı Milliyetçilik

Bugüne kadar ırkçılığa varan birçok çirkin söylem kullanıldı ancak durumun boyutu anlatmak için sadece bir söz yeterli olacaktır.

”Benim için Gürcü diyen oldu, afedersin çok daha çirkin şekilde Ermeni diyen oldu.”

İnsan Haklarını Hiçe Saymak

İnsanların en temel hakkı yaşam hakkıdır fakat özellikle 2013’ten itibaren polis şiddetiyle bir çok insan hayatını kaybetti. Bunun yanında hapishanelerde işkence gören, suçsuz yere tutuklanan yüzlerce insan var. Ağır ve güvensiz koşullarda çalışan yüzlerce işçi hayatını kaybetti ancak bu o işlerin ‘fıtrat’ında vardı. Yüzlerce kadın taciz ve şiddet ile karşı karşıya kaldı. Basın özgürlüğü ve bireysel özgürlükler kısıtlandı.

Tüm Düşmanları Aynı Kimliğe Sokmak

Faşist iktidarlar kendisini desteklemeyen herkesin düşmanı olduğunu iddia eder. Mevcut gündem de kulağa çok tanıdık geliyor değil mi? Referandum kararıyla beraber hep bir ağızdan hayır diyen herkesin terörist olduğu söylenmeye başladı. Yıllardır ‘Dış mihraklar’ın ülkeyi yok etmeye çalıştığı iddia ediliyor.

Cinsiyetçilik

Kadına verilen değer hiçbir zaman iyi seviye de değildi fakat bu kadar kötü de olmamıştı. Neredeyse her gün şiddet haberleri görüyoruz. Kadın-erkek eşitliğine karşı söylemler duyuyoruz.

  • Kadınla erkeği eşit konuma getirmenin fıtrata aykırı olduğu,
  • Kadınlar iş aradığı için işsizliğin yüksek olduğu,
  • Kahkaha atan kadının iffetsiz olduğu söylendi.

Medya Kontrolü

Muhalif medya kuruluşlarına yüksek para cezaları verildi ya da yayından kaldırıldılar. 100’den fazla gazeteci hapishanelerde tutuluyor. En son örnek ‘hayır’ dediği için işine son verilen İrfan Değirmenci. Bunun yanında medya kanallarını yandaşları ile dolduruyorlar. Öyle ki aynı manşeti atan 10 gazete olabiliyor.

Sanat Karşıtlığı

Sanat muhaliftir ve muhalif olan her şey gibi sanatta faşizm için bir tehlikedir. Bu nedenle son yıllarda sanatçılara yapılan baskı da had safhaya ulaştı. Yasaklanan tiyatro oyunları, görevden atılan devlet sanatçıları, iptal edilen konserler gibi birçok sanat karşıtı eylem yapıldı. 20 Şubat’ta Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ne yapılan saldırı da bu kışkırtmaların bir sonucudur.

Hileli Seçimler

Her seçimden sonra görülen boş oy pusulalarının parti üyeleri tarafından işaretlenmesi, çöplerde işaretli oy pusulalarının bulunması, yanmış pusulaların bulunması seçimlerde yapılan hilelere örnektir. Bu tür hileleri seçimlerde görev yaparak buna engel olabilirsiniz. Seçimlerde görev almak için tıklayın.

İnsan Kayırma ve Yolsuzluk

Faşist yönetimlerin göreve geldikten sonra yaptığı ilk işlerden birisi de devlet dairelerini tanıdıklarıyla, kendilerine yakın insanlarla doldurmaktır. Hepimizin bildiği gibi, mevcut iktidar da bunu yapmış ve aylardır bu kadroları temizlemekle uğraşmaktadır. Ayrıca göreve geldikten sonra servetlerinde gözle görülür değişiklikler meydana gelir. O kadar büyük artışlar oluşur ki saklamak için ayakkabı kutuları gerekebilir.

Din ve Devlet İşlerini Birleştirmek

Faşist yönetimlerin en güçlü propagandalarından biri de dindir. İnsanları yanlarına çekmek için kutsal kitapları, kutsal mekanları kullanırlar. Din gibi kutsal bir konuyu kendi çıkarları doğrultusunda yalanlarıyla kirletirler. Bilimden gittikçe uzaklaşan eğitim müfredatları uygularlar.

Yukarıda yazılanlara bakıldığında mevcut iktidarın faşist bir yönetim olduğu su götürmez bir gerçektir. Baskıdan kurtulmak için, eşit ve özgür bireyler olmak için, özgür bir basın için, laik bir ülke için referandumda ‘hayır’ denmelidir. Faşist düzeni yıkmak için ‘hayır’ denmelidir. Unutulmamalıdır ki her şey bir ‘hayır’ ile başlayacaktır.

Tolga Bütün

Yalova Üniversitesi Uluslararası İlişkiler (İng) öğrenciyim. Boş vakitlerimde aklımdakileri yazmayı severim. Dizi ve film aşığıyımdır.